biralarımızı içmeye devam ediyoruz. o kadar güzel ki yüzü, sürekli bakıyorum yüzüne. utanıyor.
bir boşluğumuza denk getirip, öpüşüyoruz. köhne bir barın en üst katındayız, garson bile uğramıyor, kimse yok. daha da ileri gidiyoruz, göğüslerine dokunuyor elim, tüm gençliğinin enerjisi dolu sanki içinde.
hiçbir şey düşünmeden çıkıyoruz bardan. bol soğanlı balık ekmek yiyip bana gidiyoruz.
öyle anlamlar yüklemişim ki ona eve geldiğimizde saf aşıklar gibi mumlar yakıp, bir kadeh uzoyu getirip koyuyorum önüne.
birden sarılıyor, öpüşüyoruz ve tüm zarifliğini seriyor kucağıma.
yataktayız, sevişirken aşkım diyor, nolur bırakma beni, hep senin kadının olayım
biraz daha içiyoruz, değişiyor muhabbet.
-hayvan gibi sikiyorsun!
-orospun olayım, sadece beni sik!
-ben senin küçük fahişenim, öldüresiye sik beni!
o konuştukça ben, aşkım diyerek daha da şiddetli sevişmeye devam ediyorum. boğazını sıkıyorum, kalçalarını tokatlıyorum, vajinasından çıkarttığım penisimi bir ağzına, bir götüne sokuyorum. kasıla kasıla boşalıyor, boşalıyorum.
aramızdaki o samimiyet terk ediyor bir anda odayı. yatağın bir ucundayım, diğer ucunda da o.