kırık kitap

entry29 galeri
    2.
  1. herhangi bir gün...

    telefonu her zamanki gibi meşgul. sırf onu sinir etmek uğruna defalarca arayıp o sinir bozucu "dıt dıt" sesini duymasını sağlıyorum. saatler geçiyor ve vazgeçiyorum artık, kendimi yatağımın huzurlu soğuğuna bırakırken.

    tam kapanmak üzereyken gözlerim, mesaj geliyor "iyi geceler aşkım"

    tüm o sinirim, nefretim, kafamdaki komplo teorileri yerini bırakıyor düşüncesizliğe ve aptallığa. elim de gitmiyor "bitti, hoşça kal" demeye.

    bir süre bekliyorum, sanırım bu 10 saniye sürüyor ve arıyorum.

    yorgun bir sesle: "alo" diyor.

    kızgının ve haklıyım, onca saat kiminle konuşuyorsun?

    suskunluğumun üzerine çöküyor gündüzü gece yapan bir bulut gibi sesi.

    bir kız arkadaşıymış arayan, dertleri bol olanlardan hani, mutluluğu yakalayamayanlardan.

    erkek arkadaşıyla olan problemleri, iş hayatındaki olumsuzluklar, babasının ona ilgi göstermemesi, görünüşüyle ilgili problemler, dedikodular, gülüşmeler, eğlence, ve biraz ben. tüm konuşmaları bundan ibaret ve hepsini anlatıyor bana. ve bu o kadar uzun sürüyor ki, insan delirmemek için kandırıyor kendini ve kabulleniyor. saatler süren bu tek taraflı görüşmeye "aşkım" diyerek son verirken karşıdan gelen tepki aynen şu "neee?"

    insan böylesine aşıkken alınan bu tepkiyi önemseyemiyor haliyle.

    ve devam ediyorum konuşmaya herhangi bir tepki göstermeden. onu nasıl sevdiğimi, ne kadar sevdiğimi, aşkımın büyüklüğünü, cesaretimin yüceliğini ve aslında ne kadar da gurursuz ve aciz bir canlı olduğumu anlatıyorum ona.
    sesinin titrememesinden, yüksekliğinden ve rahatlığından anlıyorum ki acizliğimi hissediyor ve korkmuyor benden.

    her defasında "bu kez ben kapatacağım" telefonu dememe rağmen, başaramıyorum ve "uykum geldi, görüşürüz" diyerek kapatıyor telefonu.
    0 ...