sevgilinin kankasını dövmek

entry7 galeri
    1.
  1. sevgi ve bağlılık duyulanın en yakın arkadaşının, tekme ve yumruk atarak canını acıtmak.

    şiddet; sonuçları itibariyle kesinlikle tasvip etmediğim, uygulanana ve uygulayana maddi manevi laylay pardon maddi manevi zararlar doğuracak kaba kuvvettir. ancak ve ancak kişinin kendini koruması için başvurması durumunda kabul edilebilir bir hal almaktadır. ben de kendimi korudum. aksi takdirde iç huzurum ebediyen bozulacaktı.

    deli doluyuz tabi, yaş 19, kanımız kaynıyor. sağlıklı düşünemiyorsun, akıl hep arka planda. ha şimdi 30 oldun hangi plana aldın dersen, ben sana alık alık bakarım anca. zerre gelişme yok ama o çağlar başkaydı, aşk var sanıyorduk, kapılıp seline delice kaybediyorduk kendimizi.

    deli gibi sevmişim. gözlerim kararmış, başka bir şey düşünemiyorum, aldığım nefeste adını sayıklıyorum, elini tuttuğumda bedenim uyuşuyor bambaşka bir boyutta geziyorum, dedim ya seviyorum lan deli gibi var mı ötesi? ilk aşk. ilk görüşte ilk aşk.

    itin teki de çok yakın arkadaşı. yaş itibariyle pek kalmadı böyleleri etrafımda ama daha genç nesilde eminim hala vardır. 7/24 depresif halde kardeşimiz, anlamsız bir bunalım, kimse beni anlamıyor kafasında yaşıyor serseri, asi, anasına babasına sert, ters. itin teki işte.

    daha önce de yavşamış sevgilime. biliyorum. konuşma dedim elli kere, dinletemedim. neymiş sorunları varmış, zamanında o it bizimkine çok destek olmuşmuş da şimdi onu yalnız bırakamazmış da bilmemneymiş. sineye çektim o zaman, tecrübe yok, böyle durumlarda nasıl davranılması gerektiğini bilmiyorum henüz.

    arkadaşlarla otururken telefon çaldı. kuzenim arıyor, "seninki o itle elele yürüyor yolda". "tamam" dedim kapattım. beynim durdu o an, hiçbir şey düşünemedim, en ufak bir his belirmedi içimde. hasan şaş'ın brezilya'ya attığı golden sonraki hali gibiyim. donuk bakıyorum. yanımdaki arkadaş "n'oldu lan" diye sordu. o an işte bir titreme geldi, buz gibi oldum. "ben geliyorum" dedim kalktım. kuzenle buluştum, bunları arıyorum sokaklarda. napacağımı hiç bilmiyorum ama. konuşacak mıyım, görünce arkamı dönüp gidecek miyim, ne bok yiyecem hiç bilmiyorum.

    ufak şehir, piyasa yerler belli, bir o sokağa bir bu sokağa derken pat diye karşıdan gördüm bunları. yanyana yürüyorlar ama elele değiller. onlar da beni gördü. yanıma geldiler. sordum benimkine:

    -bi şey görmüşler az önce, doğru mu?
    + şey... ben...

    o sırada işte her yer flu... bi tek o it belirgin yüzünde iğreti bir gülümseme. piç piç sırıtıyor, kafasını da yana eğmiş, ağzında sakız... olayı komple düşününce anlaşılacaktır eminim tüm tahrik unsurları.

    kavgaya dair tek hatırladığım savurduğum ilk yumruk ve bir ara çocuğa uçan tekme atışım ki ben sporun s'siyle uğraşmamışım, bildiğin hantalım. artık yüce rabbim nasıl bir kudret bahşediyorsa o an sana... sen düşün gerisini.

    gece yarısına kadar karakolda kalışımızı, ailemin perişan oluşunu vs anlatmayacağım. bunlar hep şiddetin kötü yanları. sanki bedenimdeki irini akıtmışım gibi nasıl rahatladığımı hiç anlatmayacağım bunlar da şiddetin iyi yanları.
    28 ...