zirveye katılacak arkadaşların başlık altına girdikleri entrylerden aşağı yukarı nasıl geçeceğini tahmin edebileceğiniz dev organizasyon.
mesala benim tanışmak istediğim, sohbet etmek istediğim birkaç yazar var. ama onlarla tanışamayacağım. neden mi ? çünkü çoğu yazar yaka kartı konusuna takılmış durumda. ekseriyetle " ben ilkokul bebesi miyim yeaaa ne kart takıcam " benzeri demeçlere her an şahit olmak mümkün.
bu gece uludağ sözlük beş yaşında zirvesi yerine zall' ın düğünü olsa neyse. hak veririm herkese. ben de yaka kartı falan takmam. çıkar takarım çeyreğimi, yerim pastamı basar dönerim evime. yahut uludağ sözlük beş yaşında eğlencesi olsa alırız dolmamızı, atarız göbeğimizi yine çıkar gideriz evimize. o da olmadı uludağ sözlük altın günü olsa bunun adı, malzemeler şu şekilde sıralanırdı: çeyrek altın, ev sahibi tarafından hazırlanmış börek çörek, akşam etmeye yetecek kadar stok dedikodu. ama hayır bunun adı zirve. yine defaatle altını çizmek istediğim bir başka konu bunun gördüğü kıza asılacak ergen zirvesi olmadığı gerçeği.
kim kimdir belli değil. karşınızdaki adamın ya da kızın tek özelliği fiziksel durumu. güzel kız, güzel olmayan kız. yakışıklı çocuk, yakışlı olmayan çocuk. hepsi bu. halbuki ben bu adamların ve kızların entrylerini okuyarak tanıdım onları. acılarını, sevinçlerini, yazı yazma konusundaki başarılarını ya da başarısızlıklarını. yani onları yazar yapan her şeyi. pardon ama bu gece için bir hatunun giyeceği dekolte benim için pek bir anlam ifade etmiyor. çok şükür sağlıklı bir bireyim akla başka soru gelmesin. beni yazdıkları ilgilendiriyor. ama gel gör ki kimse yaka kartı takmıyor.
koskoca jose morinho yaka kartını cebine sokamıyor. ama bizim karizmatik gençler yaka kartı takmayacak. ne yapalım dinleriz feridun abimizi, yeriz fındığımızı fıstığımızı, kalkar gideriz herhangi bir gecenin herhangi bir müzikli çalgılı çengili gecesinden.