gogol' ün muhteşem hikayesidir.
burnu düşse eğilip almayacak kadar kendini beğenmiş birinin, burnunu keybetmesinin hikayesidir.***
ayrıca yüzümüzde gereksiz bir ayrıntı gibi gözükse de ufak bi anormallikte insanın tipinin kaymasına neden olan organdır.* feci şekilde anı içerir
lise yıllarımda yani yaklaşık bundan 7-8 yıl önce bizim okulda bi kız vardı, adını hatırlamıyorum ama inanılmaz bi burnu vardı kızın, aslında kız esmer güzeli, fiziği falanda düzgün biriydi ama o burun gerçekten devasa bişeydi. kızın adı çıkmış dokuza inmez sekize, okulun gündeminde sürekli bu kız var. okadar manitayı o burunla nasıl başardığını ozamanlar anlayamıyordum ben ama artık anlıyorum genişlik meselesi bunlar neyse bu kız okuldan kerim diye bi çocukla beraberdi bi dönem. çocuğun adını çok net hatırlıyorum çünkü çocuk çok yakışıklıydı.* benim sınıfımla bu kızın sınıfı aynı koridorda, bigün bi bağırış patırtı oldu. ne oluyor diye çıktık sınıftan kızla kerim kavga ediyor, ayrılmışlar ama ne ayrılık, yer gök inliyor. kız buna küfür ediyor, kerim desen o yakışıklılıkla altta kalsa gidip ben yardım edicem ki o bu sırada benim küfür hazinemi geliştirmekte ve tam o sıra burunun bir insan ömründe ne kadar önemli bir yere sahip olabileceğini, insanın hayatını nasıl değiştirebileceğini anlatan bir cümle kurdu kerim:
- zaten ben senle değil burnunla çıkmıştım.
bu sözü o koridordaki yaklaşık iki yüz kişi duydu, önce derin bi sessizlik ardından kahkaha sesleri ve kız darmadağın, sabahtanberi anasına dümdüz dalınan o kız dağıldı, başladı ağlamaya. son bu edit burnu tarif etmemiisteyenlere ithafen yazılmıştır: üstten basık yanlardan şişkin bir burundu, böyle yayık bişi.
(bkz: geoit)