muhtemelen bir orta direk ya da dar gelirli ailenin düğününde bu kızlar. düğün belki bir sokak arasında, evin avlusunda ya da beşinci sınıf bir düğün salonunda. mahallenin delikanlıları bir masa altında zulaladıkları votkayı karıştırıyorlar yedigüne. bayramlıkları çoğunun üzerinde ve zor bela denkleştirdikleriyle alınmış çeyrekler ceplerinde. orta yerde sümüklü ve kabak kafalı, çirkin ve çelimsiz çocuklar kovalıyor birbirlerini arada denk geldikleri balonlara atarak tekme. kız kıza salınıyorlar pistte, az samimi olunan gençlerle dans etmek suç çünkü o mahallede. fazla bakışmak ayıp, yanyana yürümek uygun değil aynı zamanda.
süslenmeleri yasak o kızların alelade bir günde. işe giderken fön çektirecek paraları da yok, topuklu ayakkabıya elverişleri sokakları da...
sene içerisinde serbest oldukları tek gece o düğün belki de. vücutlarını saran elbiseleri, yüzlerindeki ağır makyajları, yapılmış saçları ve hatta topuklu ayakkabılarla kullanıyorlar dibine kadar lütfedilen bu geceyi.
oysa yok işte onların hakkı böyle bir günde dahi. eleştiriliyor hunharca bilmedikleri için giyinmeyi, makyajı ve yaşlarına uygun saç modelini. nereden bilecekler ki yerine uygun hareket etmeyi? kaç kere bulunuyorlar davetlerde? kaç ortam görmüşler ki dizilerden başka? özeniyorlar işte. bir kez imkan yakalayınca da çıkarıyorlar bokunu. oysa bir başka ergen, bambaşka bir otelin balo salosunda ağzının sularını akıtıyor kendisinden on yaş büyüklerin ve ayıplanmaksızın kıçına kadar giydiği elbisesinin içinde. alışık çünkü cemiyet hayatına.
düğünlerde kadın gibi giyinen ergen kızlar, bir geceliğine de olsa yaşadığı boktan ve sıradan hayattan, kabuğundan sıyrılmak istiyor kollarındayken bir başka kızın dans pistinde, hayal ederek arka masalardaki delikanlıyı...