son sarki

entry5 galeri
    3.
  1. bir nurullah genç şiiri.

    ey mona liza'nın kıskandığı el
    bu kaçıncı bekleyiş trenlerin ardında
    bin pâre olduğum kaçıncı bozgun
    bir gün bu esrârlı hikâye biter
    erzurum garında banklar üstünde
    kalem bana kızgın, kitaplar kızgın
    hasret katar katar uzayıp gider
    içimde bir figân her düdük sesi
    her vagon efkârlı bir uzun hava
    göçmen kuşlar hâlâ dönmedi geri
    kurumuş, evlerin karanfilleri
    ey mona liza'nın kıskandığı el
    sihrine bir defa dokunmak için
    hep aynı şarkıyı söyleyip durdum
    başımı umutsuz taşlara vurdum
    vermedin bir siyah fotoğrafını
    ya da bir hatıra parmaklarından
    beni bir kaygısız neron mu sandın
    hangi düşmanımın sözüne kandın
    götür, senin olsun bütün ihtişâm
    gece mahkûmuna kalır mı akşam

    erzurum garından ayrılıyorum
    banklar mütereddit bakıyor ardımsıra
    abdurrahman gazi yokuşlarında
    mecnun'la, kerem'le buluşacagiz
    bu çâresiz derdi konuşacagiz
    yollar kivrim kivrim, çetin ve uzun
    daglar melânkoli, dereler hüzün
    takvimleri görmek istemiyorum
    karanliga dönmek istemiyorum

    ey mona liza'nın kıskandığı el
    bu kar yığınları cehennemden mi
    bu sokaklar mahşerden mi geliyor
    gürcükapı ihtirazı bilmezdi
    altın kalpli zambakların
    filizlendiği taşmağazalar
    ilmek ilmek bileklerine
    geçirmezdi nefret urganlarını
    nerede dadaşın gür bıyıkları
    aziziye neden böyle derbeder
    solan renkler kimin, kaldırımlarda
    ya bu erzurum erzurum değil
    ya ben başkasıyım bu erzurum'da

    ey mona liza'nın kıskandığı el
    belki de o eski sinemalarda
    hâlâ bir çin filmi oynamaktadır
    çifteminareler mum ışığında
    sonsuzluğa geçit aramaktadır
    küskün çinileri yakutiye'nin
    yine sessiz sessiz ağlamaktadır
    ıssızlığa kurşun sıkan tabyalar
    başına karalar bağlamaktadır

    abdurrahman gazi yokuşlarında
    ne mecnun ve kerem, leyla ve aslı
    ne de çin filmlerinden kalan görüntü
    alevli bir köpük sadece dünya
    erzurum garına, banklar üstüne
    dönüyorum çıplak ayaklarımla
    yine kuşlar, yine rüzgâr ve yağmur
    zavallı gözlerim kırmızı, mahmur
    unutuyor sevda resimlerini
    ey mona liza'nın kıskandığı el
    o eşsiz, ebedî sılâdan mahrum
    şarkıları sana bırakıyorum
    0 ...