ovada her kızıl lalenin teni
bir padişahın kanıyla beslendi.
yerden biten şu mor menekşe yok mu?
bir güzelin yanağındaki bendi.
mal mülk düşkünleri rahat yüzü görmezler,
bin bir derde düşer, canlarından bezerler.
öyleyken, ne tuhaftır, yine de övünür,
onlar gibi olmayana adam demezler.
gül verme istersen, diken yeter bize.
ışık da vermezsen, ateş yeter bize.
hırka,tekke, post most olmasa da olur,
kilise çanları bile yeter bize.
insan bastığı toprağı hor görmemeli
kim bilir hangi güzeldir, hangi sevgili.
duvara koyduğun kerpiç yok mu, kerpiç?
ya bir şah kafasıdır, ya da vezir eli!
hak er geç cimrilerin hakkından gelir;
cehennem ateşleri onlar içindir.
ner der, dili inciler saçan muhammet*:
cömert gavur cimri müslümandan yeğdir.
varlığın sırları saklı senden, benden;
bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben
bizimki perde arkasında dedi-kodu:
bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben.
bir geldi mi derin ölüm uykusu,
biter bu dünyanın dedi-kodusu.
ölenden bir haber bekler insanlar:
ne söylesin bilmez ki ne olduğunu!