vahdettin i hain sanan salaklar

entry20 galeri
    17.
  1. hain olmadığı, ancak cumhuriyet idaresine geçilebilmesi için zorunlu olarak hain ilan edildiği yolunda deliller vardır. bunun ne kadar doğru olduğu tartışılabilir, ondan sonraki atılımların doğruluğu yanlışlığı da tartışılabilir; ama şunu kabul etmek gerekir ki, osmanlı imparatorluğu miadını doldurmuş bir devletti.

    vahdettin'in hainliği meselesine gelince; ben geçen gün murat bardakçı'dan dinledim. izmir'de yunan denize dökülünceye kadar vahdettin ile mustafa kemal arasındaki haberleşme ve görüş alışverişi, en samimi bir görüntü altında sürmüş. bu yazışmalara dair belgeler bir devlet kurumunun arşivinde sır gibi saklanıyor ve tarih yüzüne çıkarılmıyormuş. murat bardakçı'nın kendisi, bu belgeleri görmüş.

    bence ayıp olan budur. ne demek tarihten belge saklamak?

    birisi de, vahdettin'in 1925'te, yani ülkeden çıkarılmış ve vatansız bir halde dünyayı dolaşırken abd'ye yazdığı mektubu, hainliğine delil diye göstermiş. eğer bu mantıkla insanlar hain ilan edilecek olursa, 1918 ve 1919'da mustafa kemal tarafından istanbul'da ingiliz ve italyanlar'la, yine Sivas'ta abd'lilerle yapılan görüşmeler, yazılan mektuplar, hatta bizzat sivas ve erzurum kongreleri kararlarında geçen "yabancı bir ülkenin mali himayesi kabul edilebilir" şeklinde abd'ye atıf yapılan hususlar da delil diye sunulabilir.

    ama bence bırakın bunları. 1919'da abd'ye mektup yazıp, gel bizim ülkemizi işgal et, tepe tepe kullan diyen tipler asıl bilinmesi gereken. yunus nadi, ahmet emin yalman, halide edip adıvar gibi hemen hepsi sabetayist olan tipler... belge mi? iyi bir kemalist olan falih rıfkı'nın çankaya adlı kitabında bu mektup ve altındaki imzalar aynıyla mevcut...

    o yüzden, bırakın bu işleri bence...
    0 ...