thor

entry141 galeri video1
    80.
  1. türün fanı değilseniz çok şey ifade etmeyecek film. fanıysanız bile hikayenin oldukça yavan geleceğine eminim.
    ancak öyle yada böyle farklı dünyalar, büyü ve masalsı atmosfer filmi rahat izlenebilir hale getiriyor.

    filme biraz daha yakından bakmaya karar verdim.
    uyarı:burdan sonrası yoğun şekilde spoiler içeriyor.

    film; odin in oğlu thor'un hikayesi mi? hayır değil. thor geçmişinden ve geleceğinden hatta çevresinden yalıtılmış halde bir olgunluk sınavı geçiriyor diyebiliriz. geçmişini bilmiyoruz damdan düşer gibi sahneye sırıtan alaycı, dediğim dedik bi thor giriyor ilk sahnede. geçmişteki bahsedilen savaşın bir amacı yada bunun geleğe ait bir yansımasından hiç bahsedilmiyor. ve son olarak thor'un çevresinde babası annesi dahil 6 7 kişiden başka kimse yok. bir topluluğun topluluktan yalıtılmış liderleri ve tabi ölümlülülerin geçmiş tanrıları yada çizgi roman karakterlerinin gerçek çıkması olarak görüyoruz. zira hristiyan bi dünyaya iniyor ve thor ile ilgili bilgiler bu dünyada çizgi romanlardan öğrenilebiliyor.

    tüm bu sebeplerden dolayı filmde adı geçen 9 diyardan isimleri hariç hiç bi bilgi, görüntü alamadan filmi bitiriyoruz.
    thor en zayıfların yurduna * babası tarafından aklı başına gelsin diye ve güçleri elinden alınmış olarak sürgüne gönderiliyor. bu durum aynı okumaya niyeti olmayan çocuğu yazın kaportacıda çalıştırmak gibi bişey. ee tabi orda bi kızla tanışıyor, ee tabi hoşlanmalar falan oluyor, ee tabi aklı başına geliyor ve ee tabi önce dünyayı sonra kendi memleketini kurtarıyor.
    filmden ayrıca tanrı olmanın çok sıkıcı olduğunu anlayabiliyoruz. *

    yalnız filmin alt metninde sırıtan başka şeyler de var.

    filmin başında dünyayı istila edecek olan kötü ırka* karşı thor'un babası* ve ordusu dünya için savaşıyor ve kurtardıktan sonra ordusuyla geri kendi yurduna* dönüyor. kimse ondan yardım falan istemiyor. kimse onun kim olduğunu bilmiyor. daha önce bu zayıf dünyalılara hiç yardım etmemiş. ama o bu zayıf dünyalılar için savaşıyor. kendinde evreni şekillendirmek için bir yetki görüyor.
    tam da amerika gibi. bi amerikalıya sorsanız bütün ülkelere onları zorbalardan kurtarmak için girdiklerini söyleyecektir, masumlar için. çünkü onlar saf iyiliğin yenilmez gücüdür. ve yine benzerlik şu ki yardım etme şekli savaşmak ve yok etmek üzerine kuruludur. zor durumda olan bir yere gelirler düşmanı öldürürler ve giderler. savaştan başka bi şekilde yardımcı olunabileceği daha önceden hiç akıllarına gelmemiştir. tabi bu durum bu filmde de yüceltiliyor.

    bir diğer önemli altı çizilen nokta ise daha da önemli. thor'un kardeşi olarak tanıdığımız loki meğer düşmanın yani buz devlerinin kralının oğluymuş. o küçükken odin onu alıp kendi oğlu yapmış. peki sonra noluyor? herkes aslına dönüyor. filmin sonunda bu durum kurtarılmaya çalışılsada kısaca şöyle diyor film; besle kargayı oysun gözünü! herkes aslına er yada geç döner, sizinle aynı ırktan olmayanlara, sizden olmayanlara asla güvenilmez.
    11 eylülden sonra başlatılan amerika içindeki cadı avı bu bakış açısının en net göstergesidir. amerikan vatandaşı olabilirsin, seninle yıllarca güle oynaya vakit geçirmiş olabiliriz ama asla bizden olamazsın.
    tabi ki bu mesajlar bilinçli verilmiyor bence ama bi amrikalının dünyaya bakışını özetliyor istemeden.

    kısaca film vasat. bi lotr serisindeki gibi destansı savaşlar farklı ırklar ve bunlarla ilgili zamana yayılmış bi temel üzerine inşaa edilebilseydi ki bu 9 alem ve oradaki ırkları işin içine katarak yapılabilirdi. bir efsane yaratılacak malzemeyi almış dünyaya getirip * normalleştirmiş ve harcamışlar malesef.
    9 ...