üzücü olsa da, son günlerde sözlüğe bile bakılması, başlığın gerçekçiliğini ortaya koyuyor. birbirine sürekli "küfreden" iki grup yaşıyor artık türkiye'de. türk ve kürt milliyetçileri... sorun bu değil. bunlar olacaktır. sorun, bu tiplerin sayısının sürekli artması ve sürekli olarak bir "gazlama" edebiyatı yapacak alan bulmalarıdır kendilerine.
kürt milliyetçisine gidersin "edi bese" der. yani artık yeter... neye yeter? oraya buraya saldırır.
türk milliyetçisine gidersin "vuralım, kıralım, yasaklayalım" vırt zırt der.
hatta bu milliyetçi gruplar; yavaş yavaş, her milliyetçilikte olduğu gibi ırkçılığa kayıp "türkler/kürtler" diye konuşmalarına başlarlar bir süre sonra. özellikle türk milliyetçileri, arkalarında devlet de olduğu için, güçlüyü arkalarına almanın gazıyla, şu sıralar kürtlerin ne kadar aşağılık bir ırk olduklarından bahsetme eğiliminde oldukça yol aldılar, şımardılar, g.tleri kalktı. kuşkusuz kürt milliyetçileri, zayıf oldukları, devletten tırstıkları, maça yemediği için açık açık "türkler aşağılık ırktır" gibi saçmalıklar ortaya atamıyorlar. ancak söylediklerini toplarsan, satır aralarını okursan, eylemlerine bakarsan açık bir "türk düşmanlığını" kolayca görebilirsin.
peki ne olur iç savaş çıkarsa? bu salak türk ve kürt faşoları birbirlerini mi öldürür? bize ne? ancak işler hiç bir iç savaşta öyle gelişmez. ilk önce "aklınızı başınıza alın, ne yapıyorsunuz?" diyenler temizlenir iç savaşlarda. bu iki işe yarar. hem taraflar kendi güçlerini test eder, gerçek düşmana saldırmadan önce; hem de kendi içlerindeki muhalif sesleri temizlerler.
çok acı çeker bu memleket. daha önce hiç çekmediği acıları çeker. işte o acıların yaşandığı gün, gerçek "vatanseverliğin" günüdür. bu ülkede, türküyle, kürdüyle; bu memleketi, anadolu toprağını, türkiye'yi seven insanlar ortaya çıkıp bu p.venklere "s.ktirin gidin lan yavşaklar, memleketi b.k ettiniz!" diyerek ağızlarının ortasına iki tane geçireceklerdir. bu ülke; acılı da olsa bunları da atlatır. yugoslavya olmaz...