deli

entry349 galeri video9
    234.
  1. bir deli vardı hatırlıyorum çocuktum. kocaman gülen, yırtk pırtık giyinen, ama her zaman, zamanların her salisesinde kulağının birinde papatya taşıyan, koparılmamış, taze. papatyayla gülerdi kocaman, sakalı saça, aklı havalara karışmış, halde. ben çok çocuk, yarı açık yeşil panjurların biraz ötesinde gibi duran parmaklık demirlerine, kocaman çok çocuk başımı dayar seyrederdim, papatya gibi gülen deliyi.
    yaz diyorsun deli, deli yazılmaz ki dört harfli.
    koşuyordum sabaha yakın ışıklarda. korkardım zaten yürümeye dar sokaklarda. koşuyordum, niye bilmeden, veya korkumdan ezbere. koşuyordum arnavut taşı gibi döşeli dar sokaklların birinde, arkam sıra sanki heybetli kilise, kilisede deli saklı. takıldı başıma göre küçük ayaklarım, arnavutun birine, uzandım öylece taşlı serinliğe. sustum, sonra mı bilmiyorum yaşlarım damladı yanaklarımdan yere. gülüyordu deli düştüğüme veya oda ezbere, hep gülerdi. uzattı elini uzattım elimi, deliler gibi fırladım mı yerden veya o mu kaldırdı ne önemi vardı. gülüyordu, sadece gülerdi, gülerken anlatırdı herşeyi. anlardınız gülmelerinin makamından ne istediğini. yoksuldu, rivayet o ki kaptırmıştı aklını güzel bir kıza sanki, tıpkı sokaklar gibi. ama öyle çok gülerdi ki sanki bütün gülmeler cebinde, biz gülmeye hasret, sadece seyret. hayret papatyasını çıkardı kulağının dağınık başıyla olan boşluğundan, uzattı bana gülüyorken, her zaman gülerdi zaten. gülerken çıkardı, gülerken uzattı, gülerek arkasını döndü uzaklaştı. nasıl ve ne zaman oldu bütün bunlar bilmiyordum. ve ilk defa zamanın durduğuna şahit oldum. papatya elimde koştum tekrar, yeşil panjurlarımın sığınağına, kollarına. loştu panjurların arkası. büyük bir parkımız vardı, orada görmüştüm bir kızı, papatyayı seviyor sevmiyor diye okşayarak yapracıklarını upuzun bucaksız yeşillere bıraktığını. ağlıyordu, anlamadım. bende başladım onun gibi, delisin değilsin diyerek okşamaya. son yapracık yapmacık olmayan gülmelerde delisin diye loş odanın düştü zeminine, ben de o kız gibi ağlamalımıydım, yoksa deli-ler gibi gülmeli miydim, bir bulmaca gibi koydum küçük cebime bu düşünceyi, yaşamaya devam ettim; az gülerek ama ağlayarak çok, katıla katıla. deli diyorlar bana, haksız değiller galiba ve hala aklımda delli deli küpeli, papatya.
    gibi gülen deliyi.
    0 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük