Mekkeye yaklaştıkları sırada Peygamberimiz (s.a.v) eshabına ikrime sizin yanınıza mümin ve muhacir olarak geliyor. Sakın onun babasına kötü söz söylemeyin. Çünkü ölüye kötü söz söylemek diriyi rahatsız eder. Ölüye bir şey erişmez. buyurdu. Onu kucakladı. Hoşgeldin süvari muhacir! buyurdu. Sen beni nelere davet ediyorsun? diye soran ikrimeye, şehadet etmeye, namaz kılmaya, zekat vermeye, oruç tutmaya, hac etmeye, şöyle şöyle yapmaya davet ediyorum buyurup islamiyetin esaslarını e ahlâkını anlattı. ikrime, Vallahi, sen hak ve gerçeğe, güzel ve iyi bir şeye davet ediyorsun! dedi. Şehadet getirip müslüman oldu. Onun müslüman oluşu Peygamberimizi sevindirdi. Peygamberimiz (s.a.v) bugün benden ne dilersen sana vereceğim buyurunca Sana karşı ve küfür içindeyken yaptığım herşeyden dolayı Allahtan mağfiret dilemeni isterim. dedi. Peygamberimiz de dua etti. Razı oldum Ya Rasulüllah! şimdiye kadar yaptığım kötülüklere karşılık bundan sonra iki katı iyilik yapacağım.! dedi. Karısıyla yeniden nikahları yenilendi.
ikrimenin müslüman olduktan sonraki ilk işi Mekkede evlerde bulunan gizli putları kırmak oldu. Zira kendisi Cahiliyye devrinde put tüccarlığı yapardı.
ikrime (r.a) iyi bir müslümandı. Hatta müslümanların da iyilerindendi. Eline Mushafı alır, yüzüne sürer Rabbimin Kelamı! Rabbimin Kitabı! diyerek ağlardı.Vali ve kumandan olarak gerek Peygamberimiz (s.a.v) zamanında ve gerekse Hz. Ebu Bekir (r.a) zamanında çok değerli hizmetler yaptı.