hayatımda ağlamaz dediğim insanların bile sümüklü mendillerle salondan çıktığı gördüğüm bu bakımdan beni şoke eden bir film...
ama asıl şoke eden şeye geleyim.ben ki hayatımda en ağlanmayacak filmlere ağlamış bir insanım** ancak ilk defa "çok duygusal, feci ağlatıyor" denilen bir filmde ağlayamadım...evet evet ağlayamadım inanın ki çok zorladım inkar ettim ağlamak istedim ama olmadı.bu kötü bir şey çünkü kendimi birden duygusuz bencil soğuk robot gibi bir insan yaptım ama olmayınca olmuyor...
belkide salonda ağlayan onca insana pek bir mana veremediğimden ağlamayamadım bilmiyorum...
"ağlama" lafının bu kadar üstünde duruyorum çünkü ben ağlamadım tamam ama "etkilendim" ve bence bu daha iyi bir şey öyle ki herkes ağladı diye ağlayan aptalarla doluydu sinemalar!!
peki niye o kadar etkiledi insanları??
imkanlar mı ilginç?? yoo hiç de abartılı imkanlar göremedim maddi destek alımadan yapılmış bir film...
asıl etkileyen şey ismi ve konu:
"babam ve oğlum"
baba ve oğulun o kadar kopuk olduğu bir toplumda yaşıyoruz ki insanlar belki de "bir şeyler" aramaya gitti o filme. ya da "bir mesaj" vermeye.babasını kolundan sürükleyip filme götüren çocuğun niyeti aslında babasına söyleyemediklerini göstermek.çoğu baba ise filmden çıkınca bu yüzden hüngür hüngür ağlıyor şu oğlunun babaya koşma sahnesine değil; kaybettiği zamana ağlıyor o...
işte bu nedenle helal olsun diyorum ağlatacak kadar bir dram yoktu ama kimsenin değinemediği bir noktaya parmağını değdirmiş ve bir çok yuvaya belki de huzur getirmiş bir çok babanın ve oğlunun yaptığı hataları görebilmelerini sağlamış bir film...
teşekkür ediyoruz, ihtiyacımız vardı...