ilginç bir rüya görmüş kimsenin, rüyasını arkadaşına veya herhangi birine anlatmaya başlamadan önce sarf etme olasılığı yuksek bir cumle.
belki de bir hikaye...
Her şey bitmişti ben olayların farkına vardığımda. Rüya sandığımdan önce başlamıştı oysa...
Saat gece yarısı 12'ye yaklaşıyordu ertesi gün doğum günümdü, nüfus cüzdanıma göre aslında ben daha doğmamıştım. Ve saat 12 idi artık içinde bulunduğumuz gün benim doğum günümdü artık. Dünyada milyonlarca insanın vazgeçilmezi olan şu internet illeti sayesinde ilk doğum günü tebriğimi almıştım ve de sevdiğim kişiden. Belki biraz aç gözlülük yaparak bir kısa mesajda bekledim göndermemişti tabi. ilerleyen dakikalarda sevdiğim bir arkadaşımdan almıştım bir kısa mesaj oda doğum günümü kutluyordu. Dakikalar durmuyor ilerliyordu, sabah ve hatta öğle olmuştu. Arkadaşlarım kendilerine göre sürpriz yapacaklardı bana bir mekân da hâlbuki ben her şeyin farkındaydım bir şeyin dışında. Sürprize başlamışlardı benim için öyle olmasa da. En azından o ana kadar benim içim sürpriz olacak bir şey yok sanıyordum. Ta ki onu görünceye dek... Ve işte oda ordaydı gelmişti, ben "o an" doğmuştum işte. benim için mi bilmesem de. Rüyanın en güzel kısmıydı onu ilk gördüğüm an, dakikaları yine durduramıyordum öylece akıp gittiler ve ondan ayrılmam gereken "o an" geldiğinde rüyanın hiç bitmemesini dilemiştim içimden her zaman olduğu gibi bu dileğimde gerçekleşmemişti. Rüya bitse de uyanmak istemiyordum artık. Evet "o an" her şey dursa bir dilek şansım olsa bu sefer gerçekleşecek o gördüğüm rüyadan hiç uyanmamak olurdu, her rüyanın sonunda uyanmak olsa da ölüm dışında. "O" karşımda durup etrafa bakınırken aklıma bir şarkının içinde geçen sözler geliyordu; "yanımda bile uzaksın" diyordu o sözler hiç olmadığı kadar anlamlı bir şekilde.
Hiçbir zaman yapamayacağımız gibi yine durduramamıştık dakikaları ve ayrılma zamanı gelmişti belki de hiç yan yana olmamıştık o süre içinde. Ben görüşmek üzere derken, o bana hiçbir şey söylemişti her zaman dediği gibi ümit vermemek için.