kendisini çılgınca savunan eski tüfek marksist ve komünistlerin samimiyetsizliği burda da ortaya çıkıyor. yahu bırakın türklüğe hakareti falan, siz türk olmayabilirsiniz, türklüğe hakaret sizin için hiçbir şey ifade etmeyebilir ama ben size şunu sormak istiyorum; her fırsatta anti emperyalist ve yurtsever olduğunuzu iddia ediyorsunuz* bu insanlar*** konuşmalarında sadece türkleri değil bizzat türkiye'yi karalamıştır. abd'nin, fransa'nın ve diğer küresel güçlerin ağzıyla konuşmuşlardır. onların ülkemize dayattıkları şeyleri kabullenerek bizzat devletimizi güç duruma düşürmeşlerdir ve hatta bu insanlar ülkemizde ''''emperyalizmin sözcülüğünü yapmışlardır'''' fakat hiçbirisi çıkıp abd'nin, ingiltere'nin ırak ta yaptıklarından, fransa nın, belçika nın, isviçre'nin düşünceyi engelleyen yasalarından bahsetmemişlerdir. aydın olmanın şartı objektif olmaksa bu insanlar türkiye'yi eleştirdikleri kadar -hatta daha fazlasıyla- batıyı da eleştirmeliydi. ama bunu yapmadılar güçsüz olana, zayıf olana, eli kolu bağlanmış olana* vurmakta bir sakınca görmediler. eğer komünizm ezilenin yanında olmaksa bizim komünistler bu davada türkiye nin tarafında olmalıydı ama elbette ki türkiye'nin doğusunu ve güneydoğusunu içerisine alan emperyalist haritalara hiçbir tepki göstermeyen, emperyalizme karşı olduğunu söyleyen ama bunu ''türk emperyalizmi'' olarak gören bir güruhtan bu onurlu davranış beklenemezdi. bunun yerine kolaya kaçtılar ve türkiye'nin karşısında saf tuttular. linç girişimlerine karşı olmak insan olmanın şartıdır. hiçbir yurttaşın böyle olayları savunması düşünülemez. çizgisi ne olursa olsun. halbuki bizim onlardan vermelerini beklediğimiz tepki, fikirsel tepkiydi. sözle, yazıyla karşı çıkmalarıydı. ama bize nobelden, yok dünyada tanınmaktan falan bahsettiler. elif şafak denen kadının iyi ingilizce konuşmasını bile kendilerine övünç kaynağı yaptılar. ben bu insanlardan nefret ediyorum, ama türklüğü aşağıladıkları için değil, emperyalizme hizmet ettikleri için.