[Komün] esas olarak bir işçi sınıfı hükümeti idi; üreten sınıfın mülkedinen sınıfa karşı mücadelesinin ürünüydü; emeğin ekonomik kurtuluşunun içinde gerçekleştirileceği, nihayet keşfedilmiş politik biçimdi.
Son zamanlarda Sosyal Demokrat sığkafalılar Proletarya Diktatörlüğü sözcüklerini duyduklarında yeniden müthiş bir dehşete düşer oldular. Bakın, beyefendiler, bu diktatörlüğün neye benzediğini merak mı ediyorsunuz? Paris Komününe bakın. işte Proletarya Diktatörlüğü.
`
Friedrich Engels`, 1891
Komün kendiliğinden ortaya çıkıverdi. Kimse onu örgütlü bir tarzda bilinçli olarak planlamadı. (...) Bütün bunlar ve başka faktörler, bir araya gelerek Paris halkını 18 Martta devrime yöneltti. Bu da iktidarı beklenmedik biçimde Ulusal Muhafız Gücünün eline, işçi sınıfının ve onunla saflarını birleştiren küçük burjuvazinin eline verdi.