60 yaşında kalp, şeker ve tansiyon hastalığı olan aziz yıldırım'ın geçirdiği ağır rahatsızlıklara rağmen, neden tutuklandığını bile bilmeyerek tutuklu yargılanıyor olmasından hareketle vardığım yargı desteklediğim düşünce.
olayın demagojilik bir boyutu mutlaka vardır ancak olayların başından itibaren yapılacak bir takım çıkarımlar ile desteklenmesi doğru olan düşüncedir aynı zamanda.
1. aziz yıldırım değil miydi o yasanın çıkması için o kadar çabalayan?
2. şike yapıldığı iddia edilen hangi maçta fenerbahçe lehine şike yapıldığını gösteren bir pozisyon var.sivasspor maçında korcan'ın hatalı yediği golü söyleyen olacaktı mutlaka, ama ya karşı karşıya kurtardığı o 2 gol pozisyonu?
3. aziz yıldırım bu kadar hasta iken, neden tutuklu yargılanıyor? cinayet mi işlemiş?
4. aziz yıldırım'ın avukatı neden delillerden bihaber tutuluyor? neden savunmak adına fırsat bile verilmiyor?
5. soruşturmalar başladığında uydurulan bin türlü yalan habere rağmen, birileri neden hala o bilmediğimiz, görmediğimiz ve belki de varolmadıkları için göremeyeceğimiz "kesin" delillere inanıyor? kimsenin görmediği deliller üzerinden prim yapmak isteyen basına inananlar var hala. hani nerede emenike'nin para saydığı görüntüler?
6. ve bence en önemlisi basın, soruşturmanın başından itibaren bir suçlama politikası izledi ve emniyetten birileri bunun böyle yapılması yönünde bir takım bilgiler sızdırdılar dışarıya. mesela aziz yıldırım'ın emniyette çekilen fotoğrafları onu suçlu gibi göstermek için yayınlandı. aziz yıldırım'ı suçlu göstermek için bunları sızdıran basın neden hiç bir delili sızdırmadı. deliller sızdıran için daha büyük lokma değil mi?
şike ispatlanıp da fenerbahçe küme düşürülmeden asla vazgeçmeyeceğim düşüncedir. sırf içindeki fenerbahçe nefretinden ötürü olayın şike soruşturması olduğuna inananlar olabilir ama benim gördüklerim olayın farklı bir boyutta olduğunu düşünmem için yeterli.