çoluk çocuk sahibi olmamaya kararlı insan tarafından "su testisi su yolunda kırılır" nidaları eşliğinde ele alınabilen iki merhum.
hani insanların "özel hayatları" ve "kişisel tercihleri" konusunda bir şeyler söyleyip de devre yakmanın, elektrikçi masrafı çıkartmanın anlamı yok şu aşamada. o sebeple bu kelâmları bir kenara atıp da devam ediyorum yazmaya;
şimdi arkadaş hadi sen(sana göre), "çok düzgün" bir şekilde hayatını yaşayan ve sonu kesinlikle defne joy foster veya amy winehouse gibi olmayacak türden birisi ol ve onların, yaşam tarzlarını(ve hatta ölüm şekillerini vesaire) yargılamayı hak gör kendinde. ama sor bi de yarın sen de çocuk sahibi olacak ve belki de çocuğunun gençlik çağına şahit olamadan bir trafik kazasında vefat edeceksin. sonrasında senin minicik bir kız çocuğu olarak bıraktığın evladın, canının parçası erken yaşta babasını kaybetmiş olmanın etkisi ile kendisini kaybedecek, sağlıklı düşünemeyecek ve bir süre sonra hayatına yön veremez ve onu kontrol edemez bir hâle gelecek. sonrası zaten tahmin edilemez...
dolayısı ile bu sebepledir ki insanların hatalarını yargılama hakkı, biz kullara verilmemiştir.
tabi başbakana dokunarak ibadet edenleri ayrı tutuyoruz bu noktada.