Teslimiyettir. Teslimiyetle gelen güven duygusudur. Güven duygusuyla gelen huzurdur. Huzurla gelen mutmainliktir. Mutmainlikle gelen mutluluktur. Yaratılış nedenini gerçekleştirmiş olmanın verdiği memnuniyet hissi, ecre kavuşmuş olmanın verdiği saadet hissidir. Namaz ki Peygamber Efendimiz (s. a. v.) tarafından "gözümün nuru" olarak nitelendirilmiştir, Peygamberler ki zaten cennet sultanlarıdır, işte namazın ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha anlatır. Nursuz kalan göz görmekten aciz kalır, göremeyen göz karanlıkta kalır, karanlıkta kalan göz sahibi ise kasvete garkolur. Oysa namaz, nurdur ya, aydınlattıkça aydınlatır. En sıkıntılı anınızda hiçbir beşerden (insandan) fayda umamadığınız anda, vakit namazını kılar, üstelik Yaratıcı karşısında olduğunuzu her zerrenizle hisseder ve hâliniz göz pınarlarınızdan akarsa, secdeye kapanınca da içinizin secde hâlinde taşmasına engel olamazsanız önce arınırsınız, durulursunuz, sukûnet bulursunuz; ardından da bir bakarsınız ki ummadığınız kadar kısa bir zaman içinde o dert silinip gitmiş; Rabbiniz tertemiz ve samimi bir biçimde arzettiğiniz, yalnızca O'na sığınıp O'na yönelip arzettiğiniz arzuhâlinize karşılık vermiş. Hamdedersiniz, O'na yönelmeyi nasip ettiği için, derdinizi dermana çevirdiği için, ama en çok O olduğu için, hep varolduğu için ve kendine kul kıldığı için sizi. Namaz; anlatmakla bitmez. Kılmak lâzım, kılmak lâzım, kılmak lâzım.
Ne güzel demiş şair: "Seccâde tahtım, secde saltanatım ve kulluğum sultanlığımdır" diye. Tüm geçici zevklerden ve meşgâlelerden vazgeçip asıl tahta oturmak, bir seccâde sermek yani. Tüm prangalardan, dünyanın aldatıcı engellerinden kurtulmak ve asıl saltanata ermek, yani Rabb karşısında aczini kabul etmek, eğilmek. Ve sultanlıkların en güzeline erişmek; Sultanlar Sultanı Hakk'a kulluğu zerrelerinde hissetmek.
Kılanı dâim, kılmayanı ise hemen başlayanlardan eylesin Yüce Rabbimiz. (âmin)