ülkemizde sık sık görüldüğü üzere, toplumu sarsacak nitelikte geniş çaplı bir soruşturma meydana geldiğinde gizliliğin ihlali ilkesi ayaklar altına alınıyor. teknik takibe konu edilmiş telefon kayıtları, çekilmiş fotoğraflar vb deliller basına sızdırılıyor. bunu sadece bazı kişilerin çıkar amaçlı olarak gerçekleştirdiği eylemler bütünü olarak görmüyorum.
ses getirecek nitelikteki soruşturmalar genellikle halkı ikiye bölen, bir tarafın körü körüne çamur atıldığına inandığı, diğer tarafın ise kayıtsız şartsız desteklediği tipte oluyor. ergenekon ve son dönemdeki şike olayları bunların en çarpıcı örneği.
özellikle son şike olayında, ortada sonuçlanmamış bir soruşturma ve açılacak kamu davası söz konusu. bunun yanında dava sonuçlanmadan, toplanan deliller ışığında milyonları ilgilendirecek değerde bir karar vermesi gereken federasyon var. fakat güven yok. açıklamalara inanç yok. burada bugün fenerbahçe değil x bir takım da olsa aynı durum söz konusu olacaktı. elbette bazı insanlar çıkıp yine gereği neyse yapılsın duruşunu sergileyecek öte yandan büyük bir kesim ise tam tersini düşünecekti.
gizliliğin ihlal edilmesinin salt çıkar edinimi için değil fakat bazı kurumlara olan inançsızlığın giderilmesi için gerçekleştirildiğini düşünüyorum. ne yazık ki bu ülkede hukuka ve devletin organlarına karşı bir güvensizlik söz konusu. elbette haklı tarafları var ancak bu son derece üzücü bir durum. bir soruşturma kapsamında tutuklamanın söz konusu olması şüphelinin suçlu olduğunu göstermeyecektir fakat dosya kapsamında kuvvetli şüphenin varlığına delalettir. halkın gözünde tutuklamanın varlığı, yetkililerin soyut açıklamaları yeterli etkiyi yaratmıyor. sürekli bir komplo teorisi, paranoya havası hakim. bunun sorumluları doğru düzgün işlemeyen idari birimlerdir. ancak etkinliğini artırmak için farklı yollara başvurması gerekirken sırf halk üzerinde etkili olsun diye delillerin alenen basına sızdırılması hukukun temel ilkelerini sarstığı gibi güven sağlamak yerine aslında daha fazla endişe yaratmaktadır.
kurumlara olan inancı sağlamak için bir takım yazılı kuralları çiğniyor olmak, hukuksuzluğun ve bozuk düzenin bir başka göstergesidir. güven, yasayı çiğnemek suretiyle elde edilebilecek bir olgu değildir. güven; ancak hukukun ilkelerini ihlal etmeksizin, tüm yasaları etkin ve amacına uygun bir şekilde kullanmakla sağlanabilir.