Bu maçın ardından Beşiktaş formasını da giyen Zalad futbolu bırakmış ve bir süre sonra da Galatasaraylı olduklarını bildiği kişilerden para aldığını itiraf etmiştir. Bu maçın görüntüleri bile var bende. Zalad'ın tuttuğu topu nasıl Hakan Şükür'ün önüne yuvarladığı öylesine aşikar ki. Zaten bu itiraf sonrası hem Beşiktaş hem de Ankaragücü Zalad'ı kara listeye almıştır. Beşiktaş'ın 100. yılına özel hazırlanan formada gelmiş geçmiş Beşiktaş forması giymiş bütün oyuncuların isimleri yer alırken, ismi olmayan tek oyuncu Zalad'dır. Bu yüzden Galatasaraylılar boşuna çıırpınmasınlar. Bu kendilerine atılan bir leke de değil. Bu tip şeyler o zamanlar Türk futbolunda çok yoğun yaşanıyordu. Ama 10 - 0 biten Adanademirspor maçını örnek veren Galatasaraylı yazarlar olmuş... Öncelikle o maç ligin son maçı değildi ve ligin kaderini de etkilemiyordu. Bir başka ayrıntı da o dönem Adanademirspor kaptanı ve bazı oyuncular Rıza'ya giderek daha fazla üstlerine gelmemelerini rica etmiştir. Rıza da arkadaşlarına söyleyerek takımı frenlemiştir. Yani bu maç daha da farklı bitebilirdi. Bu olayın ayrıntıları o dönem yayınlanan Spor & Spor Dergisi ve ulusal gazetelerin spor sayfaları küpürleri olarak elimde de mevcuttur.
Yani bazı arkadaşlar hakaret ederek Galatasaray'ın hakkıyla maçı kazandığını söylemiş ama olay bu. Bir insan durduğu yerde "Ben bu maç için para aldım" der mi? Bu dönemde Galatasaray'a Arif Erdem yüzünden verilen penaltıları da hatırlatmak isterim. Arif Erdem bu dönem "la Gazetta Della Sport" a haber olmuş ve gazete sayfalarında Soyadının anlamının italyanca karşılığı verilerek eleştirilmişti. 18 sene önce yapılan bir olayın canlandırmaya çalışmak değil amacımız ama hak yendiyse de bir "Pardon" demek lazım... Hele hele bu kadar aşikarken...