alçakgönüllülüğü ve beyefendiliğiyle tanınan amerikan başkanı. hakkında aktarılan bir hikaye şöyledir:
yaşlı bir adam, yağmur altında çaresizce bekliyordu. nehir coşmuştu adeta, taşıyordu. yanından 3 atlı dolu dizgin geçti, o ise sadece başını çevirdi. 4. atlıya ise gülümsedi. atlı durdu. yaşlı adam kendisini nehrin karşı kıyısına geçirip geçiremeyeceğini sordu. atlı olumlu yanıt verip, adamı ata bindirdi, kendisi de bindi ve nehri geçirmekle kalmayıp adamı kulübesine kadar götürdü. kulübede sıcak birer tas çorba içerlerken, atlı merakla sordu: ' yanınızdan üç atlı geçti fakat kıpırdamadınız. ben gelinceyse gözlerimin içine baktınız. nedenini sormamda sakınca var mı? ' yaşlı adam sıcacık gülümsedi: ' uzun süredir buralarda yaşıyorum ve insanları iyi tanıdığımı düşünüyorum. onların gözleri boş bakıyordu, sizin gözlerinizdeyse iyi niyet pırıltıları vardı. bu yüzden size gülümsedim, bana yardım edeceğinizi biliyordum. ' atlı izin istedi ve şunları söyledi: ' hiçbir şey, vatandaşlarıma olan ilgimi kaybetmeme sebep olamaz. ' atına atlayan thomas jefferson, beyaz saray' a doğru yola çıktı.