iki çiftin yanında gezen sap diye bi film var hani, şu mazlum bi elemanın baş rolü oynadığı. heh, onun tersi bu. burada mazlum olan genç çiftimiz. filmin adı "iki çiftin yanında gezen sapların intikamı". yok, olmadı bu. her neyse işte.
bizim mahallede normalde saplar arasında bi rekabet vardır. hatun sayısı az, erkek sayısı zibilyon olunca, erkekler hatun kişiler için kavgaya tutuşurlar. bir de cem var. zengin bu dürzü, ama gel gör ki babası mahalleden kopamıyor. seviyor ortamı. cemde tip de janti, allah var, ki bu zenginlerin hep yakışıklı olması olayını da bi türlü çözemedim. bir de ismi tam zengin işi. yani nasıl desem, ben hiç yasin diye bir zengin görmedim. ya da berk diye bir fakir. istisnalar dışında zenginlerin veletleri her yönden afilli amına koyim.
-"cepten kaybettik doğuştan tamam da, tipten niye kaybettik amına koyim"
diye cami imamına sormuştum. adam cemaate taşlattıydı beni. neyse işte, bu cem tipin ve paranın verdiği avantajları sonuna kadar kullanıp, mahallede zaten olmayan kopçalı stoğunu eritti. millet ifrit oluyor haliyle.
cem'in bulaşmadığı son hatun benim takıldığım seda'ydı. seda yavuklumdu evet ama haberi hiç olmadı bundan. onu da başka zaman anlatırım. cem'i bir gün uzaktan seda'ya sırnaşırken gördüm, sordurdum birilerine, sinemaya davet etmiş kızı, kız kabul etmiş.
kahvehane'ye döndüm,(bildiğin gağhve, genizden) bizim tosunlara verdim gazı, verdim ayarı, apaçık kin ve düşmanlığa sevkettim. takıldık sinema günü bunların peşine. mahallenin bütün sapları zengin cem'in gıcığına sonunda birleşmişti. hemen arka koltuklarında yer tuttuk, film boyunca yapmadığımız öküzlük kalmadı. yemek yedikleri kafede hayvanlığın dibini gördük. çıkardığımız rezilliğin haddi hesabı yok. kepaze ettik kendimizi belki ama onları da rahat ettirmedik. otobüste bile aman vermedik.
sonra ne yaptılar dersiniz? inip taksiye bindiler.
göt olduk. öyle.