Yalnızlığın besin kaynağı kesinlikle bir başkası, ya da başkalarıdır. Sosyal yalnızlığın, içimizde büyümeyen şımarık bir çocuk olduğunu söyleyebiliriz belki. Kurduğu oyunlara illaki arkadaş ya da arkadaşlar arayan... Sonra canı sıkıldığında oyunu bozma hakkını da elinde tutan...
Fakat ruhsal yalnızlık, acı, tatlı, iyi, kötü tüm yaşanmışlıklardan kendine bir kimlik yaratır. Büyür, olgunlaşır, sessizleşir. O büyümeyen şımarık çocuk kadar duymayız sesini, sadece hissederiz; anlatılmaz, paylaşılmaz, malum; "paylaşılsa yalnızlık olmaz"