türk soykırımı

entry37 galeri
    20.
  1. profesör mc carthy'nin sürgün ve ölüm adlı kitabında, kesin belgelere dayalı rakamlar... birinci balkan muharebesi tabloları:

    avrat hisar ve doyuran yöresinde bulgarlar yaygın bir katliâma giriştiler. rayanova’da neredeyse bir tek müslüman erkek bile bırakılmadı. korkut köyünde, kadınlar ve çocukların çoğu, erkeklerinse tamamı camide ve saman ambarlarında toplanıp diri diri yakıldı. demir hisar’da 64 türk bir kahvehanede toplanıp yakıldılar. drenova’da sırplar, müslümanları döve döve öldürdüler. lüma ve debre’de 2.000’den fazla müslümanı katlettiler. batılı müşahidlere göre, kumanova ile üsküp arasında 5.000, priştine yöresinde yine 5.000 arnavut öldürüldü. direnmeden teslim olan doyuran’da 59 ve civar köylerinde daha bir çok müslüman katledildi. bulgarlar, rayanova, kilkis ve plantza’da toplu yakma usûlüne başvurdular. batılı müşahidlere göre, bu sırada öldürülen müslüman sayısı 200.000’i aşıyordu. öyle ki, bulgar yetkilileri bile, bu yapılanlardan utanç duyduklarını açıklamak zorunda kaldılar.

    yunanlılar ise, pravişta kazasındaki tüm türkler’i toplayarak, kasrub çayı’nın yatağında katlettiler ve cesetlerini de ibret olsun diye ortada bıraktılar. tarlaların ve tahılın talan edilmesinden dolayı açlık ve hastalıktan ölenler de hesapsızdı. eski zağra’da bulgar ahali esir türkler’e saldırdı ve 500’den fazlasını öldürdü. bazen de esir askerler, edirne’deki gibi, aç bırakılarak yavaş yavaş öldürüldü. çatalca ve trakya köylerinin pek çoğu da yakılıp yıkıldı ve talan edildi. drama ve dedeağaç’ta bulgarlar, ahali ve esir askerlerden yüzlercesini katlettiler. dedeağaç’ın en büyük camii top ateşiyle yıkıldı ve şehir tamamen yağmalandı. dinamitle evler ve camiler havaya uçuruldu. kavala’da 200 erkeğin öldürülmesinden sonra, kadınlar işgâlci askerler arasında paylaşıldı. bu yörede öldürülen toplam müslüman sayısı 7.000’i geçecektir. yine direnmeden teslim olan strumnitsa’da bulgar, sırp ve yunanlılar’dan oluşan komisyonun emriyle 500’den fazla erkek işkenceyle öldürüldü. şehrin yağmasından sadece sırplar, 80 araba yükü malı belgrad’a götürdüler. serez’de yağma, işkence ve tecavüz devam etti, 5.000’e yakın müslüman öldürüldü.

    arnavutluk’u istilâ eden sırp ve karadağlılar, önlerine gelen her şeyi, hattâ ormanları bile yakıp yıktılar. öyle ki, katliâmdan kurtulup evlerine dönecek olanlar, yiyecek ve barınak bulamasın. nitekim, ot yemekten ishale yakalanan ve ölen yüzlerce kişi oldu. güney arnavutluk’a giren yunanlılar, diğerlerinden daha az vahşete başvurdular. yine de köyleri yakıp talan etme, müslümanları göçe zorlama ve katletmekten geri kalmadılar. arnavutluğun doğusundaki 102 köyde 2.044 kişi öldürülmüş, 2.800 ev yakılmış ve 25.000 hayvan müsadere edilmişti. makedonya yöresinden 60.000 aranavut, aranavutluğa doğru sürülmüştü. o sırada batılılar aranavutluk’un büyük şehirlerine yerleşmiş, katliâmları görmezden gelerek “arnavut milleti yaratma” çalışmalarına koyulmuşlardı. nadiren de “insanî yardım” kampanyaları açıyorlardı.

    makedonya ve batı trakya’da ise, onbinlerce türk evlerinden çıkarılmış, çapulcuların önüne katılmış, oradan oraya, nihayet anadolu’ya doğru sürülmekteydi. onların tarlaları, mahsulleri, hayvanları ve köyleri hemen hristiyanlara verilmekteydi. bulgarlar, türkler’i ve pomaklar’ı, din değiştirmeye, katolik arnavutları mezheb değiştirmeye, ortodoks rumları ise milliyet değiştirmeye zorluyorlardı. böylece işgal ettikleri toprakları bulgarlaştırmaya çalışyorlardı. maleş gibi bazı bölgelerde, müslüman halk dövüle dövüle kiliseye götürülüp zorla vaftiz ediliyor, domuz eti yediriliyor ve kadınların peçeleri açılıyordu. bununla beraber ne türkler, ne de pomaklar hiçbir şekilde din değiştirmeye razı olmuyorlardı. 1912 kasımı’ndan 1913 ağustos’una kadar sırf selânik limanından gemilerle türkiye’ye getirilenlerin sayısı 250.000’i buldu. arnavutluk’tan da onbinlerce kişi gemilerle türkiye ve mısır’a taşındı. kara yoluyla gelebilenlerin hesabı yoktu.

    1912’den sonra istanbul’a 3.500, ankara’ya 10.000; izmir’e 145.000, adana’ya 9.000, konya’ya 8.500, edirne’ye 133.000, bursa’ya (hüdavendigâr) 21.000, haleb’e 10.500, sivas’a 10.000, şam’a 3.000, maraş’a 5.000, izmit’e 7.000, eskişehir’e 9.000, çatalca’ya 7.500, samsun’a (canik) 4.000, balıkesir’e 15.000, kayseri’ye 6.000, biga’ya 4.000, muğla’ya (menteşe) 900, afyon’a (karahisar) 300, kastamonu’ya 250 ve bolu’ya 250 olmak üzere toplam 400.000’ı aşkın rumeli muhaciri yerleştirildi. bazı kaynaklara göre, bir o kadar da kayda geçmemiş muhacir vardı; etti 800.000…

    halbuki balkan savaşı’nın başlamasından dünya savaşı’nın sonuna kadar, yunanlılar’ın, bulgarlar’ın ve sırplar’ın osmanlı’dan aldıkları topraklardan, yaklaşık 1.500.000 müslüman yok olmuştu. bunlardan 600.000'i yunanlıların, 150.000'i bulgarların, 750.000'i de sırp ve karadağlıların aldıkları topraklardan "temizlenenler"di.

    demek ki, birinci balkan savaşında balkanlar'daki müslüman halktan (tamamen sivillerden) öldürülenlerin gerçek sayısı 700.000’leri buluyordu ki, bu sayı, 1915’de ittihatçıların yapacağı “ermeni katliâmı”nın bile çok ötesindedir!
    1 ...