türkiye'de yurtdışındaymışcasına rahat ve zevkle gezilecek, nadiren de olsa haftaiçi gece yoldan geçen bazı araçların kaldırıma hızla fırlama ihtimaline karşın dikkatlice yürünmesi gerekebilen, modern, zevkli bir mimari açı ile dizayn edilmiş yurdumuzun en avrupai caddesi.
ingilizce'deki avenue'ya karşılık gelir mi, gelir. değil türkiye'nin dünyanın da en moda, en trendy, en güzel markaları buradadır.
schlotzky'sden, starbuck's'a, cafe cadde'den, midpoint'e, cafe de paris'den, barış büfe'ye, flamingo döner'den, kızılkayalar'a, bistro 33'üne bilumum zevk ve neş'eyle karın doyuracak cafe-barlarıyla;
geniş kaldırımları ile, genelde düzeyli ve kimseyi rahatsız etmeyen/taciz etmeyen insanıyla nefüs-ül nefis mekandır.
kayda değer şekilde kiralarının ve satılık mülklerinin pahalı olduğu; ticaretin daha tavan yaptığı bölümü suadiye'den erenköy divan'a kadar, hadi diyelim ethemefendi'ye kadar olan bölüm olsa da; ünlü "piyasa yapmak" deyiminin geçerli olduğu alan, erenköy divan/d&r-suadiye vakko/teknosa arasında kalan bölümdür.
araba ile piyasa yapılacaksa yine revaçta olan bu güzergah keyfe keder fener(fenerbahçe) tesadüf'ten ring seferi ile devamını getirir... araçla yanlamak eskiden s virajı olan noktada pek bir modaydı, son dönemde durum nedir; o saatlerde evimde barkımda olduğum için bihaberim. ayrıca eski atlantik sineması(şimdiki marks&spencer) önündeki kanalizasyon kapağının bombe yapmış bölümüne aracın tekerleklerini çarptırıp iki teker üstüne kalkarak şov(?) yapanlara da rastlamışlığımız vardır yürürken gece çok gece saatlerde pek eskiden...
son yıllarda, rastla(ma)dığım kadarıyla ölümlü kazaların (10-20 yıl öncesine göre) azalmış olması umut vericidir. kameralı sistemler, bir ara varolduğnu duyduğum (şu andaki durumu bilmiyorum) gezici radarlar, ve halen haftasonları bazen akşam saat 10,30-11'de bile rastladığım trafik kontrollerinin etkin, caydırıcı olduğunu gözlemek hoşumuza gitmektedir.