adım kadın

entry8 galeri
    6.
  1. ve yine derdimiz kadın;

    kadınlığın bence asıl ve en büyük trajedisi; kendisinden, kendisini izleyen dış gözler üretmesi..

    kendisini izleyen bir çift göz ürettikten sonra artık kimsenin onun kalbini kanatmasına, karnını deşmesine, bacaklarının arasını bıçaklamaya gerek yok.. kadın, dışarıya yerleştirdiği o bir çift zalim gözle bunları başkaları için halleder bir biçimde.. kadın; en azılı düşmanını kendi doğurur; bu işi başkasına bırakmaz..

    esas mesele; o bir çift dış göz onları izlemeye başladığında, artık hiç bir şeyin yeterince iyi olmaması..

    ne kadar alkışlansalar, pohpohlansalar da hiç geçmeyecek bir eksiklik bilgisi..

    kadınlar artık kendi cinayetini başka hiç bir düşmana ihtiyaç duymadan, kendi kendilerine işlerler buna aydıktan sonra.. her sabah, her akşam ve her an.. daha iyi, daha mükemmel, daha -diğer kadınlardan- güzel, daha "farklı", daha erişilmez.. olmak için. ol-mak..

    "siyah kuğu" filmi bunu anlatıyor mesela.. genç bir kadının; dünyanın ya da hayatın ondan beklediklerini değil, kendinden bekledikleri ya beklemek zorunda bırakıldıkları altında ezilip yok olmasını..

    peki bütün bunların eril bir bakış açısıyla -bakış acısıyla- anlaşılabilmesi mümkün mü? bunu okuyan gözlerin mesela, müstehzi sırıtışlarının yol açtığı çukurlara dolup dolup boşalırken bir kadın; o bir çift gözün boyunduruğundan kurtulabilmesi mümkün mü, ya da kurtulmayı ister mi..?

    ***

    peki bu neden önemli? erkekler de bunu anlamayıversin? yani anlamasalar ne olur? onların anlamaları neden önemli?

    tam olarak şundan:

    kusursuzluk çabası yüzünden parlak bir ışığa sahip olan bu kadınların yaşadıkları dehşet verici gerilimi gizlemek için verdikleri yıpratıcı mücadeleye karşılık, ihtiyaç duydukları şefkatin boyutunu anlamaları için.. evet hâlâ!

    hala kadınların kendi kendilerine kurdukları cehennemlerden erkeklerin yardımıyla çıkabileceklerini düşünüyorum.. ince ince ördükleri, keskin camları üst üste koyarak kurdukları hastalıklarını hiçe sayarak içeri giren bir adamın, evet! o zalim gözleri ancak içten bir hayranlıkla ve derin bir aşkla bakan bir çift gözün bertaraf edebileceğini..

    çünkü aşk bu yüzden var.. çünkü kadınlar bu yüzden dokunuyor hâlâ erkeklere..

    ikna olmadıkları hayallere inanabilen bir cins, kadınlar..
    hiç bir prens kurtaramaz onları canavarlardan. ama ancak bir prens onları sevdiğinde kendilerini kurtarırlar kendilerinden.. canavarları öldürecek silahı o zaman tutar elleri.. dışlarına yerleştirdikleri o zalim gözlerden kurtulmanın vakti o zaman gelir.

    biri

    bize rağmen

    bizi sevdiğinde..

    öyle işte..

    *
    0 ...