"türkü söylemek benim için bir aşk halidir. en güzel aşklarımı türkü söylerken yaşadım. ne onlar beni aldattı, ne de ben onları. türkü söyledikçe yeşeriyor, çiçekleniyorum. ben yalnız türkü söylemiyorum ki. bu söylediğim türkülerle aynı zamanda, çağdaş türk toplumunun lied'lerini söylüyorum. ben türkü söylerken sazım ne benimle yarışır, ne türkülerle. bize yalnızca eşlik eder. bizi tamamlar. halkımızın büyük ustalarında da saz böyle saygılı bir uyum içindedir. bu açıdan bakılınca, türküleri bir besteci gibi ele aldığım daha iyi anlaşılır."
tavır dergisinin 'ruhi su'yu anlamak' adlı incelemesinde (2008 - eylül), yukarıdaki cümlelerine yer verilmiş aydın sanatçı.
bir devlet konservatuvarında klasik batı müziği eğitimi alan 19 yaşında bir gencimizin kendisini tanımıyor oluşu, beni düşündürmüştür de aynı zamanda.