--spoiler--
sarı sirk, direklerini ve yıpranmış iplerini geride bıraktı
ki bunlar dünyanın işe yaramaz şeyleri olmasına rağmen,
bir arada tutabilen şeyler, haha
kötü bir şair, sokak şairi, boktan bir şair ve kibar bir şair olabilirim.
metro.
saat neredeyse 4.
kendi partimi kendim yapacak kadar çok içtim.
bütün sevgili yazarlarım yarı aptal, yarı uyanık
yarı aptal, tohumlarını bırakmaya gittiler.
zamanımı buluşmalarla, tatillerle, uçucu bilgelikle veya karma ile işaretlemiyorum.
hep müsaitim.
kendi zamanlarından yaratılmış, çatlaklarıyla ve boşluklarıyla bir bütün olan,
şimdiye ait bir varlığım.
kolay kolay pes etmiyorum, "pas" demiyorum.
pek fazla şeye sahip değilim ama, sahip olduklarım altın değerinde.
(patti smith:
yüzünü gördüm,
karın içinde kayıyordun
ve ben de karın içinde kayıyordum)
platinin içinde yiyor,
pirinçlerin içinde giyiniyor,
çinko içinde yiyorum.
neyse, bunları boşver.
hadi kadeh kaldıralım, bunu seviyorum.
cesareti anlayabiliyorum.
hala, bugün evlendiğim karakterin bağırışıyla yaşayıp gidiyorum.
kendimin ötesinde şeyleri görmeyi deniyorum.
tüm gözleri anlıyor, sarhoş bakanlara bahaneler uyduruyorum.
üzgünüm, çok üzgünüm, haha
senden hoşlanıyorum, seni seviyorum, her parçanı.
girdaplarını, dalgalarını, fırtınalarını ve kasırgalarını gördüm.
med'de veya cezir'de, dolunayda.
çok yakında veya çok uzakta,
seni okuyorum, tıpkı gökyüzü, deniz, okyanus, güneş, ay gibi.
mavi, mavi, mavi, mavi, mavi, mavi, mavi, mavi, mavi, mavi.
çıplak ve mavi.
(patti smith:
çıplak ve mavi,
alıngan)
seninle birlikte nefes alıyorum. dokun. değiş. dönüş. havaya izin ver. pencerelerini aç.
uzaklaş, daha da uzaklaş. şimdi'ye doğru.
whitman'ın, patti lee'nin, erkek kardeşlerimin ve kız kardeşlerimin gururlu olmasını istiyorum.
kendimi istiyorum. hepsini istiyorum. sansasyonel olanı istiyorum. karşı konulamaz şekilde.
bu benim zamanım ve hayatta olmak beni heyecanlandırıyor.
kutsanmış bir şekilde yaşıyorum.
anlıyorum.
20. yüzyıl
şimdi'ye doğru yıkılıyor.
(patti smith:
cindrella çocuk,
ayakkabını kaybetmişsin.
faytonun beklemekte.
güneş, yüzünün her yerinde
gölgeler yaratıyor
sen bana çıplak ve mavi bir şekilde
şarkını söylerken.)