ortaokulda iken babamla giderdim, birgün kasadaki amcaya (galiba halil bey); "lahmacunun yanında limon yok mu" diye sormuştum. verdiği latifeli yanıtı burada yazmam, mekanı karaladığım düşünülmesin... ama artık limonun da lahmacun yanında verildiğini duymak mekana daha da sempati beslememe yardımcı oldu diyebilirim. lahmacunsuz günlerinde de nadideydi, hala öyledir tahminimce.
kadıköy (balıkçılar) çarşısı'nda daha hacıoğlu filan yoktu o günlerde. neredeyse bağdat caddesi'ndeki motorlu taşıt ulaşımının çift yönden tek yöne yeni döndüğü günlerdi o günler. kadıköy'ü ve kadınları yeni öğrenmeye, tanımaya başladığımız günler...
uzun ömürlü olmasını, babamın bana yaptığı gibi, benim de çocuğumun elinden tutup götürmek istediğim sayılı mekanlardandır. güzel bir esnaf lokantası. (lahmacunun fiatı isterse normal piyasa fiyatının 5 katı olsun, kalite aynıysa bana farketmez; yeter ki eskiye dair böyle mekanlar eski kalitesini geliştirerek ayakta kalsın)