schuster'den daha mantıklı top oynatacağı kesindir, ancak beşiktaş'ın hedeflerine yürür mü, onu zaman gösterir ancak.
not:şunu söylemek gerekir ki, tayfur havutçu'da süleyman seba kanından olsa gerek, beyefendi, ağır ve kaliteli bir duruşun olduğu kesin.mill takımda çok uzun seneler oynamış oldukça tecrübe dolu bir futbol hayatı oldu, tüm futbolculuk hayatında istikrarlı oyunu dışında futbol dışı bir olayla gündeme hiç gelmedi.faal futbolu bıraktıktan sonra, futbolun gerek saha dışı idari gerek teknik idari yanından hiç kopmadı, ve bütün bu tecrübesinin tamamını beşiktaş'ta kazandı, yani aynı zamanda beşiktaş'ın bütün iç dinamiklerini avucunun içi gibi biliyor.yukarıda ki uzun ve dopdolu futbol tecrübesi kariyeri, bildiği iki yabancı dil, kaliteli ve karizmatik duruşu onun dünya teknik direktörleri arasında gayet rahat yer alabileceği avantajları.
ancak dez avantajları da var elbet, mesela bizim ligimizde ki en büyük dez avantajı, bir büyük takımın, üstelik eski kendi takımının başında sahaya çıkacak olan bir yerli antrenör olması, çünkü bu durum onu bu ülkede en kolay harcanabilir konuma koyuyor.çok dolu bir futbolculuk kariyeri olmasına rağmen ,teknik direktörlükte ki ilk ciddi deneyimi olacak olması da soru işareti.bu yıl son 6 maç onun için bir kriter olamaz, çünkü bir kere bu son maçta sorumluluğu alt düzeydeydi, zaten ligden kopmuş bir takıma atama yolu ile geldi, eğer kupayı almasaydı bile kimse suçlananlar listesine onu koymazdı bile, ancak şimdi durum değişti, gelecek sezon bütün oklar ve gözler onun üzerinde olacak, en ufak sözü, minicik bir yanlışı bile manşetlerden yüzüne tokat atacak, böyle bir baskı altında istikrarını nasıl koruyacak o da merak edilen bir konu, merak edilen ve yorum yapılamayan çünkü herkes bunları ilk defa görecek aynı kendisi gibi.
ama kesinlikle diliyorum bu dez avantajları aşar ve yoluna devam eder, çünkü eğer aşarsa ve başarılara koşarsa beşiktaştan'da öte türk futbolu, müthiş kariyerli ve kaliteli bir teknik adama daha kavuşabilir, alt yapısı buna çok müsait çünkü.