7tepe feast

entry2 galeri
    2.
  1. gece yarısına yakın bir saat saatte dostum wyzab37 yani kısaca wyzab ile ben açlık belirtileri ile evin mutfağını talan ettik, evdeki malzemeler köfte yapmaya elverişliydi. ancak bazı eksiklerimiz vardı. ekmek dometes gibi... wyzabın ev arkadaşı vecihi eve gelirken ekmek almadığı için çıkmak zorundaydık.

    f: dostum wyzab, dışarı çıkalım da eksiklerimizi alalım.
    w: tamam yoldaş, hemde hava almış oluruz.

    evden çıkılır. saatin geç olduğu geç farkedilir. tekel bayinin önündeki tehtidler nedeni ile orası tercih edilmez. fırına yönlenilir. fırın kapanmıştır. diğer fırına gitmeyi ister wyzab. tam bu esnada...

    f: dostum, okulun önündeki marketler henüz açıktır, istersen oraya gidelim. hem domates felanda alırız.
    W: ama orası uzak yoldaş, ama sen istiyorsan ölüme bile gelirim yoldaş.

    bu zaman diliminde..

    w: yoldaş birşey yaklaşıyor.
    f: (içinde karanlığın getirdiği korku ile) dostum ne yaklaşıyor.
    w: yoldaş köpek görmüyor musun?
    f: dostum bende korktum, köpeklerden korkmam. bir keresinde bizim sokaktaki uyuz köpek bana saldırmıştı. sinirden tüm gücümle köpeğe tekme attım. tamda kafasına geldi. savrulması ile fiat uno'nun jantına çarpması bir oldu.
    w: o zaman ben senin soluna geçeyim.

    şeklinde konuştuktan sonra yollarına devam ederler...

    okulun karşısına geldikçe yeditepede festival günü olduğunu anlaşılır. tüm öğrenciler sarhoşturlar marketlerin önünde içki içen ve ne halde olduklarından habersiz bir yığın insanın arasından geçerek markete girilir.

    tam bu esnada...
    (arkadan ajda pekkanın sesi duyulurken)

    f: dostum herkesin bira aldığı marketten ekmek domates almak garip olacak gibi.
    w: haklısın yoldaş, belki bizde bira alırız.
    f: saçmalama dostum.

    ben ekmek dolabından iki ekmek aldım ve poşete koydum bu esnada wyzab kasadaydı.

    w: domates yok mu?
    yok kalmadı şeklinde bir homurtu duyuldu.
    f: ekmekler burda dostum.
    w: o zaman şimdilik bunları alalım ve evdeki biraları içelim(bira kelimesi özellikle vurgulu)
    f: tamam dostum.
    W: jb dışında elinizde viski yok mu? red label yok mu?
    homurtu: bitti hepsi bunlar var kaçtane?
    w: yok kalsın ben içemiyorum jb'yi

    ordan çıarlar ve eve yönlemek üzerelerken,

    f: dostum, gel birde yukardakine gidelim orda domates vardır.
    w: yoldaş elimizde ekmeklerle, rezillik diz boyu millet içiyor sikişiyor. bizde iki ekmek aldık piç gibiyiz.

    wyzab, usta bir hamle ile elindeki ekmekleri elime verdi. ve diğer markete girdi. bense marketin önündeki kalabalıkta tüm karizmatikliğimle içen ve sarhoş olmuş kızları kesiyordum. bu süre zarfınde elimde ekmek poşeti olduğunu unutmuşum. ve sonunda dostum wyzab37 yani kısaca wyzab çıktı marketten. elinde siyah bir poşet ve poşetin içinde 70'lik viski, domates, salatalık ve 6'lı maden suyu vardı.

    w: yoldaş, sende bir kadehde olsa içermisin?
    F: (merak ve karmaşık duygularla) içerim dostum.
    w: o zaman bu gece bizim gecemiz olsun ve hikayemiz burda başlasın.

    tüm bilinmezliğiyle bu gürültü, patırtı ve kalabalık ortamdan karanlığa doğru adımlamaya başladık...
    *
    0 ...