dün akşam üzeri, ntv'de ki gerçek orada bir yerde programını izlerken duyduğum bir gerçektir.
-'azerbaycan' adı ermenice.
-'ermenistan' adı azerice.
-'çin' adı farsça.
bu bir nevi çağdaşlaşma uğruna milliyetçiliğin içine etmek ve çelişkiye düşmektir. daha sonra iyice öğrendim ki dilimizde de birçok böyle sözcük varmış.
-'hudut' yerine 'sınır', 'cevap' yerine 'yanıt, 'mektep' yerine 'okul' sözcüğü, 'misal' yerine 'örnek' sözcüğü dilimizi türkçeleştirilim derken, ermenice'den ve fransızcadan alınan kelimeler imiş. bu ve bunun gibi daha bir çok kelimemiz günümüzde çokca kullanılmaktadır. yani, milli edebiyatla başlayan türkçe kelimeleri kullanalım derken dilimizi olabildiğince yabancı kelimeler dolmuştur.
atatürk dil devrimini yaparken elbette haklıydı, latin alfabesine geçmek güzel bir işti, fakat yeni kelimeler türetmek için görevlendirdiği kişilerin başı olan bir ermeni, türkçeyi ermeni kelimeler ile doldurmuştur.
özet olarak şunu söylemek istiyorum:
ne türkiye ne de çoğu devlet verilen isimler üzerinden milliyetçilik yapmaya kalkışınca büyük bir çelişkiye düşmüş oluyor.
bu ayrıca bizim devletimizin adı olan ''türkiye'' ile de biraz ilgilidir. bu konu üzerinde de çeşitli söylentiler var ama ben ''türkiye'' ve ''türk'' kelimesinin bizden türemediği gibi bir söyleme inanmıyorum.