ali kulaksızoğlu

entry3 galeri
    3.
  1. iyi niyetinden şüphe edilmeyecek kişidir... evet her şey para demek değildir... beşiktaş aşkı önce gelmektedir... ancak hani derler ya "aşk karın doyurmaz" işte öyle bir şey... bir de yönetme sanatı vardır... hani şu anki yönetimde olmayan sanat... 30 milyon dolar borcu 105 milyon dolara çıkaran ve çıkıp utanmadan "kulübün bana 25 milyon dolar borcu var" diyen bir başkanda olmayan... demirören kötü niyetli midir? asla... o da iyi niyetle gelmiştir, parası vardır, beşiktaş aşkı vardır ama yetmemiştir... çünkü yöneticilik sanatı yoktur... reha muhtar'ı aldı yönetime bjk tv'nin kurulması için, reha muhtar kulüpten binlerce dolar para aldı, kanal sanki beşiktaş'ın kanalı değil de gsm operatörlerine para kazandırma kanalı haline geldi o da ayrı bir konu... demek ki; onda aşk değil sempati varmış... dedik ya yönetme sanatı olacak... reha muhtar gibileri ayırt edemedi demirören... kulüp 2 kişi ile yönetilir hale geldi... son dönemde kenan öner dahil oldu, 3'e çıktı... sinan vardar alt yapıda büyük başarılara imza attı hoş bir dönem türsab başkanlığı için beşiktaş yöneticiliğini referans gösterdi, yanlış yaptı ama neyse... sırf son dönemde muhalefet ettiği için yanlışlara yeni dönemde esamesi okunmuyor... kulüpler birliği toplantısında beşiktaş'ı trabzonspor yöneticisi temsil ediyor... koskoca beşiktaş yönetiminde beşiktaş'ı temsil edecek bir tane adam kalmadı mı? hiç katılmayın bari de şanınız yürüsün... dedik ya yönetme sanatı diye... serdar bilgili, hüsnü güreli, mete düren, ibrahim altınsay, yıldırım demirören, kıvanç oktay, haşmet bedii kürüm, erol kaynar... peki şimdiki yönetimden kaç kişi sayabiliyorsunuz? yıldırım demirören, murat aksu, sinan vardar, kenan öner... ama kulübü yöneten iki kişi; demirören ve aksu... dedik ya yönetme sanatı diye... işte kulüpte yönetme sanatı olan biri kalmadı... borç yüzünden kimse yönetime talip olmuyor... çünkü camiada etkili bir isim aday olsa demirören 25 milyon dolar alacağı olduğunu söyleyip; aba altından opa gösteriyor... şu durumda gelebilecek tek bir isim var... hüsnü güreli... aşk yetmiyor işte... aşk yetse ben de aday olurum, salca da aday olur, hidrojen de aday olur... hangi beşiktaşlının aşkından şüphe edilebilir ki? ama işte dedik ya yönetme sanatı lazım... demirören'de yönetme sanatı yok... iyi niyetle hareket etti, elini cebine attı ama yetmedi... lothar matthaeus diye yola çıktı, del bosque geldi, adamın eline toplama takım verdi, 3-5-2 oynayabilecek bir takıma 4-4-2 diye inat etti gönderildi... rıza sihirbazın şapkasından çıktı... 1 hafta önce rıza ile giderim dedi, 1 hafta sonra istifa baskısı yaptı... tigana geldi, bu benim takımım değil dedi, kendi takımını kurdu, koca ilk yarıda takım rezil top oynadı, avrupa'da yoluna devam edemedi, tigana bütün faturayı, basına, hakemlere, futbolculara en sonunda da yönetime kesti... hep kendisini üste çıkardı... istifa etsem tesislerden 100 metre uzaklaşmadan 10 teklif alırım dedi... her şeye eyvallah, ancak beşiktaş'ın teknik direktörü şunu diyemez; "küçük de olsa şampiyonluk şansımız var" ama yönetim adama git diyemiyor, beşiktaş eriyor... dedik ya yönetme sanatı diye işte bu demirören'de yok... ali kulaksızoğlu bir cengaver gibi çıktı, takdir edilecek bir davranış... çıktı babalar gibi aday oldu... kazanma ihtimali bence yok... ama hayırlısı olsun... yönetme sanatı olup da, delikanlı gibi demirören'in karşısına çıkamayanlara kapak olsun...
    0 ...