durduk yere hayal mahsülü bir din yaratan, halkın belirli bir kesimini o dinin kulları yapan, sonra bu yarattığı hayal dünyasında güzelce oynayan boş*.
dikkat edilirse kutsal saydığı şeylere laf edildiğinde tüylerini dikleştiren bu yazar, ne yazıktır ki başkalarının değeriyle alay etmeye bayılır.
anlaşılan o ki, burnundan "kıl" aldırmayan arkadaşın yine "tüy"lerini dikleştirmişiz.
ne diyeyim.. ayranı yok içmeye atla gider çeşmeye...