sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi

entry5176 galeri video13 ses1
    2116.
  1. Polidor; öğrencilerin ve esnafın uğrak yeri, 'oturacak sandalye bulsak iyi' temalı Fransız bistro'su. Garsonları ingilizce bilmiyor, Fransızca anlaşıyoruz, o da çat pat. Yemekleri iyi, fiyatları ucuz. Boş masa var mı diye sormayın, oturacak sandalye bulduysanız o masada size yer vardır. Bir de tavanda levha var; "Le Polidor n'accepte pas les cartes crédit depuis 1845." yazıyor, 1845'ten beri kredi kartı kabul etmiyoruz diyor. Haliyle gülümsüyor insan, seviyor burayı.

    O zamanlar Zafer Takı'na yakın bir otelde kalıyorum, öğle saatlerinde Polidor'a gideceğim. Châtelet'e gitmek için metroya biniyorum, aktarma yapacağım. Châtelet'de çalgıcıları dinliyorum, Histoire d'un Amour'u çalıyorlar. Mutlu oluyor insan, aslında mutlu olmak da değil ama aşka heves diyelim. Châtelet büyük istasyon, kaybolmamak lazım; şükür ki doğru trene biniyorum. Aklımda şarkıdan kalmış yarım dizeler, hüzünlü aşk hevesini mırıldanıyorum kendi kendime. O yarım aklımla ineceğim istasyonu kaçırmadığıma şaşıyorum. Odéon'da iniyorum.

    Odéon'da hüzünlü aşk ezgileri, Aragon'da hüzünlü aşk sözleri:
    "Quand je parle d'amour, mon amour vous irrite."
    [Ne zaman aşktan söz etsem benim aşkım sizi kızdırır.]
    0 ...