ilk takıldığında pek bir şey hissettirmez bu şey. hatta o kadar da kötü olmadı be deyip evinize gidersiniz.
üç saat sonrası başlayan ağrılar 1 hafta boyunca sizi yemek yemekten soğutur. bu öyle bir ağrıdır ki bütün dişlerinizi sökmek istersiniz. dişlerinizin devamlı itilip kakıldığını düşünün. gece uyuyamazsınız, uyudunuz diyelim ertesi gün diş etlerinize giren telleri büyük bir soğukkanlılıkla çıkarırsınız. ağzınızın içinde bir sürü yara oluşmuştur. sıcak içeceklerden de soğursunuzç. siz bu ağrılarla uğraşırken bir de insanlara açıklama yapmak zorunda kalırsınız.
"aaa tel mi taktırdııın senin dişlerin gayet güzeldiii."
" ben de çok güzel dişlerim olduğu için taktırdım, bayılıyorum kendime acı çektirmeye allahın belası" demek gelir içinizden, susarsınız. sabırla açıklarsınız.
" aslında ben de taktırmak istiyorum benim de bak şu dişim yamuk. " diye dişindeki ufacık çarpıklığı büyüten insanların da ağzına bi tane çakmak istersiniz, susarsınız.
bir hafta sonunda kilo vermiş olursunuz fakat ağrılar bitmiştir. kıtlıktan çıkmış gibi yersiniz yersiniz. verilen kiloları tekrar almışsınızdır, hatta daha da fazlasını. kilolar geri geldiğinde aylık kontrol gününüz de gelmiştir. tekrar kontrole gidersiniz ve tellerinizin derecesi arttırılır.
bu kez ağrılar en fazla üç gün sürer ve bu şekilde devam eder. 2 ay sonunda dişlerinizde gözler görülür düzelme olur ve bu sizi motive eder. güzel parıl parıl parlayan dişlere kavuşacağınızı düşünüp kendinize moral verirsiniz. ilk günlerde pek gülümsemeyen siz, 2 ay sonra rahat rahat gülümsersiniz. bu gülümseme teller çıktığında ömür boyu güvenle devam eder.
ayrıca sevgilinizin sizi gerçekten sevip sevmediğini anlamak için güzel bir yöntemdir tel taktırmak.