sene 1983. tozlu bir ağustos öğleni, bayrampaşa-topkapı minibüsündesiniz. bir tekstil atölyesinde ömür bitiyorsunuz, sevdiğiniz kızı 15 gün önce başkasına vermişler, bugün evleniyor. üstelik bu kız kapı komşunuz. üzerinizde bir beyaz gömlek, almanyadan ithal bir kot pantolon.
bu şarkı az bile.
sonuç olarak; insanların bu tür yaşanmışlıkları bir şekilde mutlaka vardır. "müslüm çok iyi baba yeeeaaaa" demeden önce tekrar düşünün. bunlar bir anadolu evladının, muhtemelen dokunmaya kıyamadığı kıza olan feryadı. bunlar soğuk bir istanbul gecesi, 15 metrekare bir bekar odasına tercüman olan şarkılar. bunlar delik ayakkabımızla delikanlılık taslayışımız bizim. sevmemek imkansız.