yaran rüyalar

entry384 galeri
    282.
  1. bir rüya gördüm sözlük! bokumla kavga ediyordum...

    gece her zamanki gibi sanal alemde gereksiz vakit öldürüp göz kapaklarıma direnemez duruma geldikten sonra, başıma geleceklerden habersiz, fütursuzca atmıştım kendimi sıcak yatağıma. henüz sağımdan soluma dönüyordum ki o da ne?!

    apo abi: naber abisi ?

    dedi. mahallenin marketimsi bakkalının sahibiydi apo abi.

    ben şaşkın marketin tuvaletine gittim. ellerimi protex sabunumla güzelce bol bol köpürtüp çeşitli oyunlar yaptıktan sonra durulayıp içeri geri geldim. markette ki deterjan bölümünde bir kuğu edasıyla süzülüyor mutluluktan dört köşe yeşil domestos şişesinden sarıya, sarı domestos şişesinden beyaza gidiyor hangisini alacağıma bir türlü karar veremiyordum. o sırada içeriye mahallenin ufak çocuklarından biri geldi.

    apo abi: şii! ufak çocuk, bir el at da şu dışarıdaki kartonlardan birini içeri getir

    dedi. sonra bana döndü ve 'sen de lavanta kokulu spreyle toz almaya başlayabilirsin' dedi.

    'hımm... lavanta... bayılırım' diye düşünürken bir şey arkadan dürttü beni. apo abiye söyleyemedim derdimi, çok utandım. bir elimde sprey, bir elimde toz bezi, aklımda tuvalet ihtiyacımla tuvalet kağıdı paketlerinin tozunu almaya başladım. dakikalar ilerliyor artan basıncın etkisiyle ben zavallı bunu yarın düşünürüm'ün suratından düşen tomur tomur ter damlaları yerleri ıslatıyordu...

    ilk defa düşünmeyi erteleyemiyor, aklımı bokumdan alamıyordum, ne yapacağımı bilemez halde toz alırken buğulanan gözlerim apo abi'yi aradı, yoktu. onun yokluğunu farketmemle kendimi tuvalette bulmam arasında bir zaman dilimi yok gibiydi adeta...

    gözlerim şükredercesine tavana bakarken mutluluk gözyaşlarım fizik kurallarına boyun eğercesine uysallıkla aşağıya, kanalizasyona doğru akıyordu. çok sıvı kaybından olacak başımın döndüğünü hissettim...

    ellerimi protex ile bolca köpürtüp çeşitli oyunlar oynayıp, mutluluk baloncukları yapıp, duruladıktan sonra mutlu sona ermiş, kendinden emin adımlarla içeri doğru gidiyordum ki bişey bacaklarıma dolandı. bir döndüm ne göreyim!

    kocaman toparlak bir bok, yaklaşık olarak bacak boyumda kollarını kaldırınca belimi geçiyor, evet koları!
    'ağkdndsmlkaqlfhf' diye bir çığlık atıyorum bir taraftan götüme girmesini engellemeye çalışıyorum, hızlı el hareketleriyle ona vuruyorum oda aynı hareketi yaptığından komedi filmlerindeki aptal kadınların salak sahnesini canlandırıyor gibi hissederken bir yandan boku itelemeye çalışıyorum. o bir yolunu bulup götüme yanaştıkça ben benden beklenemeyecek bir çeviklikle onu bertaraf ediyorum, derken bir yolunu bulup bunu yere serdikten sonra koşa koşa kaçmaya başlıyorum..

    bok arkada ben önde! koşuyoruz.

    sonra; koşuyoruz, bok önde ben arkada...

    hala koşuyoruz, bok yanımda...

    çeşitli pozisyonlarda koşuyoruz, lirik bir müzik eşliğinde, bok kafamda, ben bokun sırtında derken kan ter içinde uyanıyorum yüzükoyun kıçım açıkta.
    0 ...