ösymnin yaptığı diğer sınavlarda olduğu gibi, saçma sapan uygulamalar dizisiyle sınav görevlilerinin ve en başta öğrencilerin muhattap olduğu sınavdır.
Ayrıca buradan ösym'ye şu soruları soracağım sınavdır.
1. Sayın sütü bozuklar, 2010 kpss'deki skandalın sınavın uygulanma süreciyle neredeyse hiç ilgisi olmadığı halde bu tarz insan haklarına aykırı önlemlerle kimi kandırıyorsunuz, daha doğru anlatımla kimi kandırdığınızı zannediyorsunuz?
2. Her adaya farklı kitapçık, farklı cevap anahtarı gibi uygulamalarla teknolojinin olanaklarından yararlandığınızı belirtirek sözde çağdaşlık yaparken, sınav süresince oluşabilecek olağan dışı durumları göz önüne almayarak neden çağdışı bir tutum sergiliyorsunuz?
Bu olağan dışı durumlardan bazıları;
a) Salon başkanı, gözetmen(ler) ve öğrencilerin hiçbirinde saat olmayan sınıflardaki duvar saatinin bozulması veya pillerinin bitmesi durumunda ne yapılabilir?
b) Öğrencilerden birinin sınav sırasında heyecandan burnu kanarsa ve kan optik formun üzerine gelerek formu kullanılamaz duruma getirirse ne yapılabilir? Bu soruyu salon başkanlarına, hatta bina sınav sorumlularına yedek kitapçık ve optik form verilmediğini düşünerek değerlendirin.
c) B şıkkındaki durumun dağıtılan kalitesiz silgilerin optik formu zedelemesi sonucu meydana gelmesi durumunda ne yapılabilir?
Ygs 2011'de salon başkanıydım ve hep bu olasılıkları düşündüm. Sınava 6 sene gibi yakın bir zaman önce girdiğim için çocukların ruhsal durumlarını az çok tahmin edebiliyordum. Bütün sınav boyunca yukarıda saydığım olasılıkları düşündüm, sınavdan önceki toplantıda da bina sınav sorumlusuna sordum bu olasılıklarda neler yapılabileceğini. Umarız böyle şeyler yaşanmazdı cevap, hocam size de kızmıyorum. Sözüm de, öfkem de o sütü bozuklara.
Bir de unutmadan;
O sorular neymiş lan öyle, az daha zor sorun. Üds yetmedi, ygs yetmedi, alesde de sikin olur mu, kpdsde de sikin.
En son kendinizi sikin sütü bozuklar.