öyle bir adam gelmiş, geçmişki türk sinemasından inanılmaz bir adam, sadece oyunculuk gösterisi anlamında değil hayata dair şeylerinde ipuçlarınıda vermiş bize, kalenderliği öğretmiş, vurdumduymazlıkla safiyet arasında gidip gelen bir hayatı göstermiş, herşeyi çok fazla kafaya takmamayı ama aynı zamanda dürüst olmayı namuslu olmayı, erdemli olmayı, zeki olmayı, garibanlığın felsefesini aktarmış bize beyazperden tabii ki o şakayla karışık sadri alışık.
gördüğüm rüya, bir an renkli iken siyah beyaz bir hal alıyor, ve kendimi tophane' de bir balıkçı teknesinde otururken buluyorum ve ileriden hafif buğulu gördüğüm bana yaklaştıkça netleşen birinin silueti beliriyor. sesi tanıdık '' tophane rıhtımı '' adlı parçayı söleye söleye gelen bu kişi sadri alışık oluyor. en neşeli tavrı ile içten selamını vererekten yanıma oturuyor ve başlıyor anlatmaya...
sadri alışık: yahu, kaç vakt-i zamandır beni ve diğer emekçi bir o kadarda kral arkadaşları yad edip duruyorsun, bizde buna karşılık iade-i ziyarette bulunalım istedik iyimii. şimdi kalkalımda biraz nostalji turu atalım seninle agathon.
ejderham: atalım sadri baba en neşelisinden... ve yıl 1932 dir.paşabahçe' de bir evdeyiz, küçük sadri sünnet yatağında yatmakta ve erkekliğe adım atmışlığın tebriklerini almakta. sadri baba başlıyor söze :
sadri alışık : hey yavrum hey be... bi uyurken bide sünnetliyken usluymuşum öyle derdi bizim valide, bak hele bak, şu yanımdaki bizim valide, karnı burnunda bana kardeş geliyor adı aylar öncesinden kararlaştırıldı nevin olucak diye... hadi birazdan tiyatro'ya olan aşkımı perçinleyecek naşid özcan tiyatrosu sahne alıcak onu izleyelim yes mi.
o gece birlikte, naşid özcan grubunun sergilediği oyunu izliyor ve eğleniyoruz sadri babayla ve hadi gidelim diyor sadri baba bana yolumuz uzun. sene 1934 yer istanbul'da paşabahçe ilkokulu sadri baba diyorki '' bugün benim için en heyecanlı, en harika bir gün, birazdan ilk rolumu oynayacağım burada '' diyor ve küçük sadri' yi '''istikal piyesi'' adlı oyunda '' adalı halil '' rolünü hakkıyla oynuyor. ve oyun bitimi perde kapanırken benim etrafımdada herşey bulanıklaşıyor ve geliyoruz sene 1944' e sadri baba 19 yaşında genç bir delikanlı ve biz bir film setindeyiz, sadri alışık ile birlikte izliyoruz film çekimlerini ve sadri baba anlatmaya başlıyor..
sadri alışık: işte bak ilk filmim, nah şurdaki velet varya o işte halit akçatepe şimdi değil ama ilerde oda kral, bi oyuncu olucak ve adını bu tozlu sahnelere, beyazperdeye yazdırıcak.
ejderham: peki, 5 yıl arada nelerle ilgilendin sadri abi.
sadri alışık : o yıllar, işler sizin zamanınızdaki gibi değildi imkanlar kısıtlıydı, bende 5 sene boyunca verdim kendimi tiyatro, resim ve şiire iyimii... bak yıl 1949 turgut hocamız bir film çekiyormuş bizede asker rolunu uygun görmüş, tabi bende kabul etmişim iyikide etmişim be agathon, çünki abilerin abisi atıf kaptan la tanışıklığımız bu döneme rast gelmişti, hey gidi atıf abi nurlar içinde yat çok iyi adamdı be...
ejderham: peki vahi öz, ayhan ışık bunlar ne ifade ediyor sadri baba senin için ?
`
sadri alışık` : vahi abi, bitaneydi be böyle yani beyazperdede ne ise gerçektede karşılığı o idi mert, yürekli, babacandı agathon. onlada tanışıklığımız 1950 deki istanbul geceleri filminde başladı gel gidelimde bu kral abimizi tanı sende.
ve sadri babayla 1950 yılına geliriz yer istanbul da bir film setindeyiz ve yaklaşıyor yanımıza kafasını boynundan ritmik şekilde, oynatarak selam veriyor.
ejderham: hoşbulduk vahi baba seninle mal-ü hülya da tanışmak nasipmiş.
vahi öz: olsun be...yer ve mekanın ne önemi var maksat neşeli tarafından ruyada dahi olsa görüşebilmektir dimi sadri.
sadri alışık: öyle tabi be... hem bizler, bıraktığımız filmlerle sizlerin na işte şurasında yaşıyor olacağız. hadi bu kadar duygusallık cildi bozar annadınmı yolumuz uzun agathon birader.
der sadri baba ve biz vahi abi' yle vedalaştıktan sonra yolumuza devam ederiz. bu seferde aynı dönemde çekilmekte olan çakırcalı mehmet efe adlı filmdeyiz sadri baba başlar anlatmaya.
sadri alışık : bak, ilk kötü karakteri bu filmde canlandırmıştım... hey gidi günler hey bir sigara yakar ve etrafı duman kaplar ve biz 1959 yılına gelmişizdir. yer istanbul ve '' yalnızlar rıhtımı '' adlı filmin çekildiği bir evdeyiz karşımda sadri alışık ve çolpan ilhan bir sahne için birbirlerine sarılmışlar duruyorlar.
sadri alışık: hey büyük allahım, işte bak ejderham kaderimin bana cilve yaptığı aşkın gözünü kör ettiği yerdeyiz. hani bir kelam vardır büyük aşklar nefretle başlar derler işte, bizimkisi tam nefret olmasada yıldızlarımız barışmamıştı çolpan la ama bu film işte aşkımızın başladığı noktadır. yaklaşık 1 saat elektiriğin gelmesini bekledik tabi durumu hal-i bozmamak içinde sarılmış vaziyette duruyorduk. böyle içimden bir şeyler koptu be agathon, işte bu dedim ve...
ve bir anda biz sadri baba ile bir o yılların dili ile '' pastahane '' şimdinin dili ile '' cafe '' deyiz. ilerki masada sadri alışık ve çolpan ilhan oturmakta, dışarıda yağmur alabildiğine yağmakta ve...
sadri alışık: bu sahneyi iyi izle he başka yerde bulamazssın.
der bana ve sadri alışık, biranda çolpan ilhan' a evlenme teklifi eder. o tekliften sonra genç aşıklar yağmurda yürürler... onlar uzaklaşıp kaybolurken bizde sadri baba ile yolculuğumuza koyuluruz. yıl 1961 ve biz küçük hanımın şoförü setindeyiz ayhan ışık ve belgin doruk döktürüyorlar her zamanki gibi karşılıklı ve sadri baba hüzünlü, düşünceli ve titrek bir sesle.
sadri alışık: bak işte sormuştun ya, benim kral arkadaşımı işte. şimdi şöyle yani övmekle alakalı, aklına gelebilecek her güzel cümleye değer layıktır. bak onunla sana bir anımı anlatayım biz küçük hanım avrupa' da çekimleri için yurt dışındaydık. bu 5 gün gemi ile marsilya' ya kadar gidiş sonrasında dönüşte tekrardan napoli den bu tarafa dönüştü... neyse gittik 5 gün marsilyaya ben kamarada yatmadım aynı kamarayı beraber vermişlerdi sıcak buldum yatmadım güvertede şezlong da geçirdim geceleri. marsilyaya çıktık aradan bi 25-30 gün geçti dolaştık paris falan iyimii.. sonrasında napoliden vapura binecektik tam birşeyler içiyorduk ayhandan derin bir oh be yahu çıktı ve dedi 1 aydan sonra rahat bir uyku uyuycam dedi. biz şaşırdık tabi hayrola neden yatmadın diye sorduk. yoo dedi çünkü gittiğimiz bütün otellerde ikimize bir oda verdiler aynı yatakta yattık hepimiz, ben geceleri içtiğim için o erken yatardı ben gelirdim geç saatte yatardım ve yattıktan sonra ya elimi ya ayağımı böyle üstüne, boğazına nereye denk gelirse koyarmışım ve 25 gün yahu birader elini burama koydun, rahatsız ettin bilmem ne demedi annadınmı.
ve o an etraf sis perdesi ile kaplanır görüntü bulanıklaşır ve biz sadri babayla 1963 yılına geliriz...
sadri alışık: na bak işte turist ömer bu yılda bu filmde can buldu. yaptığım en kıyak işti, tabiiki bütün hepsini severek yaptım amma velakin bu turist ömer in yeri bambaşkadır benim için. '' helal olsun ali abi'' filmini izleyen halk sırtında sokaklarda '' helal olsun sadri abi '' diye gezdirdi ya. na bak buda '' ofsayt osman '' hey be biliyorum bu film senin favorin agathon, lakin şu mahkeme sahnesi vaya o sahne işte tüm herkezi hüzünlendirdi göz yaşı akıttı...
hızlı bir şekilde geçiriyorduk sadri baba ile yılları ve sinemanın renkli dönemlerine gelmeye başlamıştık hem rüyamda renklenmişti. yıl 1970 sadri alışık' ın ah müjgan ah adlı film setindeyiz.
sadri alışık: bak yıllar yavaş yavaş eskitiyor bizi be, kaderin en kör kandilli vakitlerinin başlangıcıdır bu sinema için 7 yıl içersinde sinema erotizme kayıcak ve ben gene köşeme çekilicem sadece dublaj ve birkaç yerde sahne alıcam agathon.
ejderham: aynı günümüz sinemasının durumu gibi maalesef, 70 li yılların sex furyası günümüz sinemasındada filizlenmektebe sadri abi, sanatçı adına hiçbirşey kalmadı .
sadri alışık: ejderham , ben 44 yıldır çok sevdiğim bir mesleği yapmaktayım. bunun acısını, ıstırabını, yorgunluğunu, kederini,meşakkatini çektim ama şerefini taşıdım inanırmısın bütün bunlardan sonra ölürken mutlu ölücem.
ve etraf kararır biz 1983 yılına geliriz...
sadri alışık: ee ejderham son durağa yaklaşıyoruz yavaştan, na bak bu yıllar o vhs' li dönemlerin başladığı sinema sektörünün tamamen bittiği yıllar hatta bu dönemde pantolon bankası adlı filmi 2 kere çevirdim.
sadri alışık: öylede ne biliyim yani içime sinmedi be o yılların sonunda 90 larda '' halk şov '' diye program bile yaptım ama yeni nesil beni pek anlamadı, hem sizin şimdilerde populer bir lafınız var '' reyting dalgasından nasibini aldı '' işte benim programımda o dalgadan etkilendi iyimi.
ve yavaş yavaş sadri alışık son yaşlı hali ile karşımda beliriyor ama o gözlerindeki ışıltı, babacan tavrı neşesi eksilmiyor...
sadri alışık: öyle... bundan sonrasında filmlerde görüşrüz artık ejderham , bizleri unutmadığın yad ettiğin için çok teşekkürler burdan tüm uludağ sözlük yazarlarına selamımdan eder neşeli bir hayat dilerim....
der son sözleri ile kaybolur gider sadri alışık görüntüden....