örnek oluşturması gereken fakat türk milleti olarak katiyyen örnek almayacağımız ahlaktır.
afet anında yapacağımız işler belli bizim;
- beyaz eşya yağmalamak
- çul çaput yağmalamak
- enkazdan çıkan cesetlerin üzerindeki ziynet eşyalarını, paraları çalmak
- yarı yıkık evlere girip, içerde ne var ne yoksa yükleyip gitmek
- uzak diyarlardan deprem bölgesine hırsızlık için gelmek
- ortalık ceset kokarken gelen yardım malzemelerini ve paraları cebe indirmek
- ortalık cesetten geçilmezken hala kimi dolandırabilirim? diye düşünüp, belki evladını, belki anasını-babasını, kardeşini, belki eşini, belki bütün ailesini kaybetmiş bir insanın çaresizliğinden yararlanmak
- olmadı, öldürmek istediğimiz kişiyi öldürüp, deprem sebebiyle öldü süsü verip, ondan kurtulmak.
ben bunları kıçımdan uydurmadım. bu bizim felaketimizdeki tabloydu. 17 ağustos kara bir gündü, ama aynı zamanda da kara bir lekeydi.
allah korusun, bugün deprem olsa, bir 17 ağustos daha olsa, değişecek mi her şey? değişeceği yönünde zerre umudum yok, hatta daha beteri, daha yaratıcı şerefsizliklerle bile karşılaşabiliriz. deprem anında ne yaparız?'ı bilmekle bitmiyor olay, bunu pekala öğrenebiliriz ama depremden sonra "yapılmayacaklar" ve "yapılacakları" nasıl öğreneceğiz, öğrenebilir miyiz bilemiyorum.
ben de isterdim, benim ülkemdeki insanlar da bir afet anında böyle asil davranışlar sergileyip, herkese insanlık dersi versin.
ama şimdi hayal kurmanın sırası değil tabii.