tamamen komünist bir ülke yaratmak için yola çıkmış, ancak faşistliğin önde gidenin yaparak, nüfus oranına bakıldığında stalin ve hitler'den daha büyük bir kıyım yapan hasta kafalı lider.
aile kavramını ortadan kaldırmak isteyen pol pot ve kızıl kmerler, küçücük çocukların beyinlerini yıkayarak ailelerini öldürtmüşlerdir.
ayrıca aydın kesim (öğretmenler, bilimadamları, doktorlar, mühendisler) birinci hedefleriydi.
bu insanlık dışı katliamın sonucu ise, yıllarca ortadan kaldırılamayan ve bir utanç sembolü olarak akıllara kazınan "ölüm tarlaları"dır.
pol pot yönetimi , kamboçya'nın toplumsal yapı ve dengesini hızla yıkmıştır. öküz arabaları hariç, motorlu araba, traktör, fabrika, okul, üniversiteler, postaneler, sanayi, hastane, müze, basın medya, devlet planlama teşkilatları ve bir toplumu ayakta tutabilecek bütün kurumlar ne varsa kapatılmış veya tahrip edilmiştir. paraya da ihtiyaç yoktur; başta merkez bankası olmak üzere, bankalar dinamitlenerek paraya dayalı ekonomi de ortadan kaldırılmıştır.
kitaplar yakılmış, müzik yasaklanmış, kütüphaneler ateşe verilmiş, kampuç geleneğinden gelen değerli antik eserler yok edilmiş veya tayland ve diğer ülkelere kaçırılarak satılmıştır.
kampuç toplumunun önemli geleneksel ve kültürel değerleri olan aile, (ortak) köylülük yaşamı ve budist inançları ortadan kaldırılmıştır. aile fertleri birbirinden ayrılarak, herkes pirinç tarlalarında çalışmaya zorlanmıştır.
çocuklar kollektif denilen gözaltı kamplarına "emanet" edilmiş; yaratılan eğitimsiz ve cahil toplumun şiarı da "ekmek için çalışmak" olmuştur.