filme sıkıcı diyenleri, beğenmeyenleri belki biraz anlayabilirim, yani en azından anlamaya çalışabilirim lakin filme; "kafa karıştırıcı", "anlamsız", "saçma" diyenlere bir "opps!" derim. derim yani. filmde kafa karıştırıcı hiçbir unsur yok. gayet açık bir şekilde anlatılmış olay.
--spoiler--
filmin başından sonuna kadar bir gerilim hali mevcut. fısıltılar, halisünasyonlar derken biz nina'nın şizofreniye meyilli olduğunu görüyoruz. bana sorarsanız filmin başından sonuna kadar artarak verilmiş olan gerilim hiç de gereksiz değildi. aksine o gerilim olmasaydı "bu ne şimdi? kadın iki rol aldı şizofren oldu çok abartılmış" derdim; ama bu sayede nina'nın depresif ruh halini, içindeki bastırılmış dürtüleri utandığı cinselliği, annesi tarafından sindirilmişliğini, yine annesi tarafından oluşturulmuş başarısızlık korkusunu daha iyi anlıyoruz.
nina, filmin başından sonuna kadar annesi ile bi mücadele halinde. gerek en başlardaki pasta sahnesinde, gerek tırnak kesme sahnesinden önce annesine "ben giyinebilirim." demesinde bunu görüyoruz. annesinin konuşmalarında, mesela thomas için "senden faydalanmak istedi mi?" demesiyle nina'nın cinselliğinin yine annesi tarafından bastırıldığını görüyoruz.
nina, tamamen annesi tarafından bastırılmış depresif bir karaktere bürünmüş ve fakat bunu en iyi dışarı atabileceği yerde yani dansta bile başarısızlık korkusu yüzünden bunu gerçekleştiremiyor, sürekli kasılıyor. haliyle filmin başındaki şizofrenik halleri bütün o gerilim olması gerektiği şekliyle yansıtılıyor.
nina'nın bastırılmışlığından gelen masum görünüşü onu kusursuz bir white swan yaparken içinde açığa çıkmayı bekleyen black swan tetikleyici bir şeyler bekliyor. bu sırada devreye thomas, lily ve onların aracılığıyla nina'da oluşan benlik, bireysellik dürtüsü giriyor.
thomas, nina'ya sorduğu sorularıyla ve ardından verdiği ödevle kapıyı aralıyor. nina, mastürbasyon yaparak muhtemelen ilk defa kendisi olmanın tadını yaşıyor. uyandıktan sonra yatağın içinde mastürbasyon yaparken bedenini tamamen rahat bir şekilde kullanıyor. bence bu, bütün o "kasma kendini"lere karşı bir cevap niteliğinde. daha sonra thomas, lily'yi nina'ya bir nevi örnek olarak gösteriyor. black swan'in lily'den beslenmesi gerek bunu anlıyoruz.
lily, nina'nın annesine başkaldırışının ilk adımını sağlıyor. bunda yine annesi de yardımcı tabii. annesinin lily'i içeri almaması, lily kapıdayken nina'yı sürekli içeri çağırması nina'da "eah yeter be" tepkisini doğuruyor ve o gece nina alkol, uyuşturucu, cinsellik ve anne tabularını yıkışının adımını atıyor.
sonrasında nina'yı annesine sürekli bi başkaldırma halinde görüyoruz. ertesi sabah "kendi evime taşınacağım." demesi buna bir örnek mesela. bu sıralarda nina, lily'i bir rakip olarak görmeye başlıyor ve rolümü kaybedeceğim korkusu, annesinin başaramayacaksın tutumu ve onu sürekli engellemeye çalışması nina'nın şizofrenisini arttırıyor. sırtında kanat misali yaralar çıktığını görüyor, yani black swan'in çıkma çabası. bu sıralarda netleşen fısıltıların "benim küçük kızım" dediğini duyuyoruz ve karşımızda yine anne faktörü. bu arada tabii önümüzde özenilen, ulaşılmak istenen "beth"in de halisünasyon olarak geldiğini görüyoruz. bu konuya da beth'in, nina'yı yerini almasıyla suçlamasına bağlayabiliriz bence.
gelelim gösteri gecesine. burada da nina, kuliste lily ile kavga ediyor ve yine burada lily'nin suratının nina'nın suratına dönüştüğünü görüyoruz. yani bu sahneden olanlar filmin sonunun nasıl olacağını anlatıyor aslında. nina, burada kendiyle savaşını veriyor ve black swan kazanarak bize o muhteşem sahneyi sunuyor.
bir küçük ayrıntı, black swan dansını bitirirken kolları kanata dönüşüyordu fakat dans bitip seyirciye selamını verirken kollarının normal olduğunu fakat sahne arkasındaki gölgesinin kanatlı olduğunu görüyoruz. bence burada da nina'nın ruhsal olarak kendini oluşturması tasvir edilmiş.
daha sonra nina kuliste, lily'nin gelip kendisini tebrik etmesiyle aslında her şeyin kendi düşüncelerinden kaynaklandığını ve aslında kendine zarar verdiğini anlıyor ve white swan olarak kusursuzluğa ulaşıyor.
sonuç olarak konusu, konunun işlenişi, psikolojik tasvirleri, görselliği, oyuncuları ve oyunculukları bakımından gerçekten güzel bir filmdi. şahsen abartıldığını düşünmüyorum.
--spoiler--