aslında mühendis adayı demem lazım ama mühendis demeyi tercih ediyorum. kendisi çok yakın arkadaşımdı. maçka'da güneşli bir pazartesi sabahı başladığı itü makine bölümüne bir gece ebediyen veda etmek zorunda kalmıştı. binbir hevesle geldiği istanbul'da o kadar kadın nüfusunun varlığının verdiği huzur, üniversitede kızlarla diyaloğa girebilmek için yaşadığı heyecan hepsi heba olmuştu bir gecede. neden mi? çok basit; kendisine anlatılan istanbulla geldiği ve gördüğü istanbul çok farklıydı. bunu anlaması için sınıflarındaki bıyıklı kızla tanışması kafi olmuştu. aynı günün gecesi okulu bırakan mühendis adayı doğruca memleketine dönmüş ve anasınıfı öğretmenliği kazanmaya and içmişti. fakat kendisi o günlerin verdiği bunalımdan olsa gerek şu an kadın kuaförlüğü yapıyor. yazık. yeni nesil ibret alsın. tercihlerini düzgün yapsın.