âşk gibi ulvî olan ve varlığını olağanca kuvvetle, yoğunlukla hissettiren, sıradan olmaktan çok öte nitelikte bu duyguya haiz kişinin daimi bir ânma ve hissediş içinde olduğu hatırlanmalı; bilinmiyorsa öğrenilmeli; ardından sözlükte âşk yaşamanın ayırıcı özelliğinin "sözlüğe has âşk" olmadığı fark edilmeli; âşık kişinin belirli bir süreliğine bulunmayı tercih ettiği ortam olarak sözlüğü seçmesi sonucunda, âşık kişinin herhangi bir yer içerisinde de yaşamaya devam edeceği âşk duygusunu sözlüğe kendisiyle teşrif ettirdiği anlaşılmalıdır.