öncelikle tanımı yapalım ve sonra devam edelim; zor geçmesi beklenen, heyecanın tavan yaptığı ve fenerbahçe'nin 4 attığı karşılaşmadır.
kafadan hakem olayına ve kararlara girelim sonra analizi yapalım.
bir kere ekrem dağ denilen adama göstermediği kart ile maçı skip atmıştır. devamında ekrem'in golü gelmiştir. benzer pozisyonda gökhan gönül'ü atmamıştır ama skor 4-2 idi zaten, kimse çırpınmasın boşuna.
penaltı kırmızı kart öncesi lugano'yu boyundurukla alaşağı eden ferrari zaten %100 olan penaltıyı o saniye hak etmişti ama hakem vermedi.
ee ne yaparsın allah'ın sopası yok, gitti bu sefer dirsek attı ve hak yerini buldu.
buraya kadar tamam mı? yani oydu, buydu, şuydu yok. hele schuster'in görmediği pozisyon için "lugano varsa provakasyon vardır" açıklaması da komedi. hele dirsek/penaltı öncesi havaya çıkan lugano'nun ferrari'ye faul yaptığını söyleyen yorumcular var ya, işte beşiktaş'a attığımız 4 golü ağlardan çıkarıp onların münasip yerlerine yerleştiriyorum. pozisyona tekrar tekrar baktım; lugano çıkarken hiçbir temasta bulunmuyor ve iki oyuncu havaya çıktıktan sonra birbirlerine temas ediyorlar. lampülü avizeye yerleştirdik, şimdi maça bakalım.
hani o herkesin acısını çıkaracak denilen beşiktaş 27. dakikaya kadar kalesinde 1 gol 2 pozisyon ve direkten dönen bir top gördü. attığı 2 tane sidik şut var ve olmayacak bir pozisyondan golü. başka! kocaman bir sıfır! fenerbahçe kaçan gollerden sonra birazda işin psikolojisi ile geri yaslandı o ara yaslanırken de alanı geniş tuttu ve beşiktaş gerçekten iyi gelmeye başladı. ama pozisyonu olmadan golü attı.
ikinci yarı demoralize olan fenerbahçe maça bu sefer iyi başlamadı. beşiktaş gerçekten dönem dönem yaptığı oyunun öne yıkma ve forse etme özelliğini ikinci yarı başına taşıdı ve bizim attığımız ilk gol gibi bir şans golü ile öne geçti. bu arada biz abondoneyiz ve beşiktaş akın akın geliyor. akın akın derken koca maçta kaçan tek pozisyonunu buluyor. o da almeida tarafından solak olmasına rağmen, yanlış tarafa vurulunca kaleci volkan'ın refleksi ile eriyor. ben almeida'ya suç bulmam. bir maçta tek bir pozisyon yakalayan adam onu da kaçırabilir. normaldir. ki haftalardır nobre ile başla sonra bu maça almeida'yı koy. bana göre almeida iyi bir adam.
sonrası zaten dediğimiz gibi 2-3 dakika önce çalınması gereken penaltı çalınmıyor ve maç anasının amına gidiyor. onu çalsa hakem, kırmızı vermeyecek muhtemelen ve maç 11/11 2-2 şahane şekilde devam edecek. 2-2 sonrası tamamen kopan ve çok kötü oynayan bir beşiktaş ve alex de souza/dia ikilisinin iyi işleri akabinde gelen 2 gol daha.
ve sürekli topu çeviren bir fenerbahçe. ama samimi fikrim şudur; eğer 11/11 maç 2-2 olsaydı ne olacağını kestirmek güçtü. yani yorum yapamam işin bu kısmına. bizim açımızdan önemli olan 5/5 yapıp iyi mücadele ettiğimiz gerçeği ortada ve her takıma ilk yarım saat gol buluruz, buluyoruz da bu anlayışla.
maçın özeti budur.
schuster için söyleyebileceğim 2 şey var.
1-çok dik bir adam ve alman inadından vazgeçmiyor.
2-defansif kurguyu asla oturtabilen bir hoca değil. yine hata yaptı.
bu iki madde gerekeni anlatıyor.
seneye beşiktaş'a simao ve q7 hariç bir çok yabancı daha lazım, eldekilerin çoğu gider. ve iyi yerli oyuncular da lazım. daha önce demiştim. en az 50 milyon euro'luk transfer şart. hele hoca değişirse yandı gülüm keten helva!
götü kalkanlara kapak olmuştur bu maç. ama şunu diyeyim bizim fenerbahçelilerin de götü kalkmasın, hariçten gazel okumasın kimse. daha ligin boyu çok uzun, sadece bir derbi kazandık.
başka bir notum da aykut kocaman'a, sana sezon başından beri güvenmeyenlerin yarından itibaren yalakalık yapacağını iyi biliyorum hoca. ama ben sana en başından beri güvendim ve halen daha güveniyorum. bu takım bu sene ikinci de olsa bu fikrim değişmeyecek. aykut kocaman/@gece lampulu
bir notum da kolpa çarşıya, bu da size yakıştı:
(bkz: üç üç üç diye bağırıp 4 yiyen beşiktaş taraftarı)