* aslında başlık sosyal sınıfa göre değişen yeni namus anlayışlarımız olcaktı. olmadı.
Ankara'nın şu anda en elit sayılan mahallelerinden birinde oturuyorum. zenginlikten değil bu durum. yeri çankaya'ya iki adım olan müstakil evimiz ve çevresindeki tüm evler birer birer alışveriş merkezlerine, lüks binalara dönüştü. komşumuz olan gecekondu sahipleriyle hala yakın binalarda oturuyoruz. birçok şeyin , komşuluk ilişkilerinin, eski samimiyetin değişmesini gözlemlediğim gibi değişen namus anlayışlarını da gözlemliyorum. örnek mahallemizin kızlarına göz açtırmayan kazım amcası. geçmişte kızını mahalle delikanlılarıyla görüp, sokak ortasında döverdi kazım amca. o kadar sık tekrarlanıyordu ki bu hadise kızının yolunan saçlarıyla iki kele peruk çıkardı. mahallenin tek aksiyonu ve dedikodusuydu kazım amca ve kızıyla olan serüvenleri. aynı kazım amcayı bayramda ailece ziyaret ettik. kızı 3. evliliğini bitirmiş, mahalle delikanlıları eylemlerine* devam ediyordu.
kazım amcanın kızı: baba-anne ben çıkıyorum arkadaşlarım bekliyo. sizde hoşgeldiniz ( bize hoşgeldiniz dedi yarım saat sonra)
kazım amca: tamam kızım çık, bunaldın sende.
çattt( kapı sesi.)
kazım amca.( bize bakarak.) genç işte sıkılıyor evde, gezsin-tozsun. biz yapamadık onlar yaşasın hayatı.
quzi(içses)- hangi ara değiştin sen, oha yani.
evet bu kadar basitti, namus anlayışının değişmesi. ne de olsa orospuluk fakirlerin yaptığı bişeydi.*parasızlıktandı. televizyonlarda 8 koca değiştiren kadınlar alkışlanıyor ayy ne özgür, zengin kadın diye özeniliyordu.
aynı coğrafyada biriyle konuştu diye öldürülen kadınlar, savruk yaşayıp alkışlanılan kadınlar vardı. ilginçti ve
paranın gözünü seviyim dedirtiyordu.*