perşembe gecesi babylon da izlediğim grup.. şimdiii, şöyle diyeyim adamlar sahneye çıktılar çalmaya başladılar.. hoppalaa ben bunların yaptığı müziğin türüne ad koymaya kitlendim.. düşün düşün yok bulamadım.. baktım konserin ortalarına doğru geliyor dedim neyse biraz daha müziğe vereyim kendimi belki ismini koyabilirim türün.. arada murat ertel dünyadan kopmuş vaziyette çalıp söylemeye devam ediyor falan.. aha dedim bingo ben buldum bu adamların yaptığı müziği.. hala bir isim koyabilmiş değilim aslında ama şuna karar verdim.. bu adamlar ankaralı turgut pink floyd karışımı bir müzik yapıyor*evet kesinlikle buna karar verdim.. ankara havasına psychedelic hava katarak müzik yapıyorlar.. gerçekten değişik bir müzik anlayışı benimsemişler.. takdir etmemek zor oluyor böyle olunca.. he zevkten tüylerim diken diken olmuş bir şekilde mi izledim.. hayır.. açıkçası ben kendimden pek birşey bulamadım müzikte.. ama kesinlikle sıkılmadımda.. bu şundan kaynaklanıyor olabilir.. ben müziğe samimi duygularla yaklaşılması gerektiğini düşünürüm.. yani içine sinmeyen bir şeyi sadece bazı egolarına yenilerek "aaurrgghh be abi işte bu, inanılmaz çok seviyorum abi şu müziği şu anda zevkten çıldırabilirim, adam çalıyo işte abi daha nolsun ötesi yok yani" şeklinde yaklaşımlarla ortaya çıkan işe saygısızlık yapıldığını düşünürüm.. brenna mccrimmon her zamanki gibi müthişti.. ilginç bir gece oldu benim için..
haklı gurur editi: lan tam dediğim gibiymiş.. psychebelly dance music.. yani ruhani oyun havaları.. demekii keşifler böyle ortaya çıkıyor.. adam .ilk önce ankaralı turgut pink floyd karışımı olduğuna karar veriyor ve daha sonra bunu bir isim altında bütünleştiriyor.. pehhyt be..